SMMM VERGİ MEVZUATI

14 Temmuz 2015 Salı

Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi


Tam mükellefiyete tabi kurumlar, Türkiye’de elde ettikleri kazançlarla birlikte Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tümü üzerinden vergilendirilir. Kurumlar Vergisi Kanununa göre, bir kurumun tam mükellefiyete tabi olması için, kanuni ve iş merkezlerinden birinin Türkiye’de olması yeterlidir.
Kurumlarda Kanuni Merkez
Kurumlarda, kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların esas nizamname veya mukavelelerinde veya teşkilat kanunlarında gösterilen merkezdir.
İş Merkezinin Tayini
Kurumlarda kanuni merkez yabancı ülkelerde bulunsa bile, iş merkezi Türkiye’de bulunduğunda, gene tam mükellefiyet esasında vergileme yapmak gerekir. Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde iş merkezi, “iş bakımından muamelelerin fiilen toplandığı ve idare edildiği merkezdir.” şeklinde tanımlanmıştır.. Bunlar arasında, genel kurulun ve yönetim kurulunun toplantı yerleri, kurumun fiili yöneticilerinin ikametgahlarının bulunduğu yer, kurum idari servislerinin yoğun olarak bulunduğu yer, kurumun üçüncü şahıslarla ilişkilerinin yürütüldüğü yer başlıca unsurları teşkil eder. 
B- DAR MÜKELLEFİYET
1. Mahiyeti
Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinde, birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, dar mükellef kurum olarak, sadece Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.
Hem kanuni merkezi ve hem de iş merkezi Türkiye'de bulunmayan yabancı bir kurumun Türkiye'de kazanç sağlaması, ya şube veya büro şeklinde bir "işyeri" açması yada "daimi temsilci" bulundurması yolu ile mümkündür. Böyle durumlarda dar mükellef kurumun Türkiye'de elde ettiği kazançların vergilendirilmesiyle ilgili yükümlülükler, şubesi veya bürosu, bu şekilde bir işyeri açmamışsa daimi temsilcisi tarafından yerine getirilecektir.
2. Dar Mükellefiyette Mevzu 
Dar mükellef kurumların Türkiye'de elde ettiği kurum kazancının hangi gelir unsurlarından oluştuğu Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde belirtilmiştir. Dar mükellefiyette elde edilen kurum kazancı ile ilgili en önemli sınırlama "kazanç yada iradın Türkiye'de elde edilmesi" olgusudur.
2.1. Türkiye'de Elde Edilen Ticari Kazançlar:
Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerde elde edilen ticari kazançlar dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergiye tabi tutulmuştur.
Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.
Türkiye'de işyeri olan dar mükellef bir kurumun bu işyerinde çalıştırdığı kişiler kendisinin ücretli personeli durumundadır. Ticari kazancın elde edilmesi sırasında gerek organizasyonunu iç yönetimini ve gerekse işyerinin dışa karşı temsilini yürüten bu personel dar mükellef kurumun Türkiye' deki temsilcisi olarak vergileme ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirecektir.
2.2. Türkiye'de Elde Edilen Ücretler:
Esasen ücret geliri, niteliği itibariyle gerçek kişiler tarafından elde edilen bir gelir türüdür. Kurum kazancı, Gelir Vergisi Kanununda yer alan gelir unsurlarından oluştuğu için elde edilen gelirin niteliği de Gelir Vergisi Kanununa göre tayin edilecektir. Bu nedenle dar mükellef yabancı bir kurumun kendi personeli kanalı ile Türkiye'de ücret geliri elde etmesi durunda, bu gelirler kurum kazancı olarak vergiye tabi tutulacaktır.
2.3. Türkiye'de Elde Edilen Serbest Meslek Kazançları:
Ücretlerde olduğu gibi serbest meslek kazançların da esas itibariyle gerçek kişiler tarafından elde edilen bir gelir türüdür. Dar mükellef kurumlar bu tür kazanç elde etmeleri organları (personeli) vasıtasıyla mümkündür.
2.4. Türkiye'de Bulunan Zirai İşletmelerden Edilen Kazançları:
Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi gerekmektedir.
2.5. Gayrimenkullerin Hakların ve Menkul Malların Türkiye'de Kiralanmasından Elde Edilen İratları:
Gayrimenkulun Türkiye'de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerekmektedir.
2.6. Türkiye'de Elde Edilen Menkul Sermaye İratları:
Dar mükellef yabancı kurumların Türkiye'de Menkul sermaye iradı elde etmelerinin tek koşulu "sermayenin Türkiye'de yatırılmış" olmasıdır. Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması demek, Türkiye'deki herhangi bir gerçek yada tüzel kişiye sermaye olarak konulması, borç olarak verilmesi ve benzeri şekillerde Türkiye'de kullanılmasıdır. Böylece yatırılmış bulunan sermaye karşılığında elde edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar, dar mükellef kurumun Türkiye'de elde ettiği menkul sermaye iradıdır.

2.7. Türkiye'de Elde Edilen Diğer Kazanç ve İratları:
Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerekmektedir.
3. Dar Mükellefiyette Vergileme
Öncelikle tam mükellefiyette vergilemeye kısaca değinecek olursak, Kurumlar vergisi, mükelleflerce beyan edilen matrahlar üzerinden tarh olunur. Tam mükellefiyette matrah kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Vergileme hesap dönemi itibariyle yapılır. Kurumlar vergisi beyannamesi ilgili olduğu hesap döneminin sonuçlarını ihtiva eder. Bu dönem içinde, kurumun Türkiye içinde elde ettiği bilumum kazanç unsurları ile ülke dışı faaliyetlerden sağladığı kazançları toplu olarak beyannamede yer alır.  

3.1.  Dar Mükellef Yabancı Kurumlarda Vergi Kesintisi
Bundan önceki bölümde dar mükellef yabancı kurumların elde ettiği kurum kazancı ve bu kazancı oluşturan gelir unsurları tek tek açıklanmıştır. Dar mükellef yabancı kurumlar tarafından bu gelir unsurları ayrı ayrı elde edilebileceği gibi birkaç tanesi bir arada da elde edilebilir. Diğer taraftan, bu gelir unsurlarının bir kısmı elde edilme aşamasında Kurumlar Vergisi kesintisine tabi tutulmuştur. (K.V.K. Md. 24)
-Kurumlar Vergisi Kesintisine Tabi Bulunan Kazanç ve iratlar
Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca, dar mükellefiyete tabi kurumların ticarî, ziraî ve diğer kazanç ve dışında kalan kazanç ve iratları ( yani ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları ve menkul sermaye iratları  ile telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddî hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller ) kurumlar vergisi tevkifatına tabidir. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendi uyarınca tevkifata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkifat yapılmaz. 
Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri, Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurumların, Hükümetin müsaadesiyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden kazanç elde etmeleri halinde bu kazançlar kendilerince tevkifata tabi tutulur.  Ancak tevkifat oranı %0 olarak belirlendiğinden uygulaması yoktur.
Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için yıllık kurumlar vergisi beyannamesi verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkûr kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
Yıllık kurumla vergisi beyannamesi verilmesi halinde ise, her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, mevduat faizleri ile yatırım fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.
Dar mükellef durumunda olan kurumlara yukarıda yazılı kazanç ve iratları sağlayanlar bu kazanç ve iratlardan kurumlar vergisi tevkifatı yapmaya mecburdurlar.
Bu madde gereğince vergi tevkifatı yapanlar bir ay içinde nakden veya hesaben ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri kurumlar vergisini müteakip yirminci günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
Bu kazançların yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yapılan tevkifat ödenecek kurumlar vergisinden mahsup edilecek, beyan etme zorunluluğunun bulunmadığı yada tercih edilmediği durumlarda ise yapılan tevkifat nihai vergileme olacaktır.
3.2. Dar Mükellef Kurumlarda Kazanç Beyanı
3.2.1. Beyan Edilme Zorunluluğu Bulunmayan Kazanç Ve İratlar:
Kurumlar Vergisi tevkifatına tabi tutulan kazanç ve iratların beyan edilme zorunluluğu yoktur. Ancak, dar mükellef kurumlar arzu ederlerse, vergisi kesinti yolu ile alınmış olan bu kazanç ve iratları beyan edebilirler. Diğer yandan, beyanı zorunlu kazançların, bu kazançlarla birlikte olması durumunda da, vergisi kesinti yolu ile alınmış olan kazançların verilecek beyannameye dahil edilmesi de isteğe bağlıdır.

3.2.2. Beyanı Zorunlu Olan Kazanç Ve İratlar:
3.2.2.1. Yıllık Beyanname ile Beyan Edilmesi Gereken Kazançlar:
Dar mükellef yabancı kurumların Türkiye'de elde ettiği "ticari kazançlar" ile "zirai kazançlar" yıllık beyanname ile beyan edilmesi gereken kazançlardır. Dar mükellef kurumlarım Türkiye'deki ticari ve zirai faaliyetleri ile ilgili kurum kazancı, esas itibariyle tam mükellef kurumlarda olduğu gibi tespit edilir. Ancak, Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesinin 5. bendi hükmüne göre;
-Dar mükellefiyete tabi kurumların, bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri
-Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan hisseler matrahtan indirilemez.
-Türkiye'deki kurumun teftiş ve murakabesi için yabancı memleketlerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderleri ise matrahtan indirilir.
Tam mükellef kurumlarda olduğu gibi, beyanname hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın onbeşinci günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine verilir. Vergi tek taksitte beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar ödenir.
Dar mükellef kurumların beyanname vereceği vergi dairesi, Türkiye' deki işyerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin vergi dairesidir. Türkiye'de işyeri veya daimi temsilci yoksa, dar mükellef kurumlara kazanç sağlayanların bağlı bulunduğu vergi dairesi, beyannamenin verileceği vergi dairesidir.
Tam mükellefiyette, işin bırakılması halinde yıllık beyanname yine zamanında verildiği halde, dar mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi durumunda, memleketi terke takaddüm eden onbeş gün içinde verilir.
3.2.2.2. Özel Beyanname ile Beyan Edilmesi Gereken Kazançlar:
Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun 80 inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde anılan kanunun 101 nci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. Ödeme beyanname verme süresi içinde yapılır.
3.2.3. Yabancı Ulaştırma Kurumlarının Elde Ettiği Kazançların Beyanı:
3.2.3.1. Türkiye'de Elde Edilen Hasılat (KVK Md.19)
Ticari ve arızi ticari kazançları dar mükellefiyet mevzuuna alınan yabancı ulaştırma kurumlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılan hasılatı aşağıda yazılı unsurlardan terekküp eder:
1. Türkiye hudutları içinde cereyan eden kara ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa olsun aldıkları paralar.
2. Türkiye'deki yükleme limanlarından yabancı memleketlerdeki varış limanlarına veya diğer bir kurumun gemisine aktarma yapılacak yabancı limana kadar cereyan eden deniz, hava ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (Bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa olsun aldıkları paralar.
3. Türkiye dışındaki ulaştırma işleri için diğer kurumlar hesabına Türkiye'de sattıkları yolcu ve bagaj biletleri ile Türkiye'de yaptıkları navlun mukaveleleri dolayısiyle kendilerine verilen komisyonlar ve ücretler.
3.2.3.2.Yabancı Ulaştırma Kurumlarında Kurum Kazancının (Kurumlar Vergisi Matrahının) Tesbiti
Dar mükellef yabancı ulaştırma kurumlarının Türkiye'de elde ettiği ticari ve arızi ticari kazançlarının vergilendirilmesi götürü usulde yapılmaktadır. Esas itibariyle bu açıklamalar Gelir Vergisi Kanununun 45 inci maddesi uyarınca gelir vergisi mükellefleri için de geçerlidir
Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19'uncu maddeye göre tesbit edilecek hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle hesaplanır.
Ortalama emsal nispetleri, Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara, deniz ve hava ulaştırma işleri için ayrı ayrı olmak üzere Maliye Bakanlığı'nca tayin olunur.
Buna göre elde edilen hasılata uygulanacak oranlar;
Kara Ulaştırmalarında.......... % 12
Deniz Ulaştırmalarında......... % 15
Hava Ulaştırmalarında.......... % 5’tir.

Bu oranların Türkiye'de elde edilen hasılata uygulanması sonucu bulunacak tutarlar, dar mükellef yabancı ulaştırma kurumlarının kurumlar vergisi matrahı olacaktır. 

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Muhasebe Denetimi Ders Notları

Denetim; Bir Örgütün finansal olaylar ve olaylara ilişkin açıklanan bilgileriyle. Önceden belirlenmiş ölçütler arasındaki uygunluğun derecesini araştırmak ve sonuçlarını ilgili kullanıcılara iletmek amacıyla nesnel bir biçimde kanıt toplayan ve değerleyen bir süreçtir. Denetim Türleri - Amaç Yönünden Denetim a) Uygunluk Denetimi b) Faaliyet Denetimi; c) Finansal Tablolar Denetimi d) Özel Amaçlı Denetim - Denetçinin Konumuna Göre a) İç Denetim b) Kamu Denetimi c) Bağımsız Denetim - SPK’ ya göre Denetim Türleri a) Sınırlı Denetim b) Sürekli Denetim c) Özel Denetim - Kapsam Yönünden Denetim a) Zorunlu Denetim b) İhtiyari Denetim Genel Kabul Görmüş Denetim Standartları - Genel Standartlar a- Mesleki Eğitim ve Deneyim b- Bağımsızlık c- Mesleki özen ve dikkat - Çalışma Alanı Standartları a- Denetimin Planlanması ve gözetim b- İç kontrol sisteminin Değerlendirmesi c- Yeterli ve güvenilir kanıt toplama - Raporlama Standartları a- Genel KGM. Standartlarına uygunluk b- Tutarlılık c- Tam açıklama d- Görüş bildirme Bağımsızlığı Ortadan Kaldıran Durumlar -Denetlenen şirketle ve ya sahipleriyle ortak olmak, -Denetlenen şirketten maddi menfaat temin etmek, -Denetlenen şirketin dolaylı ya da dolaysız olarak hisse senedi, tahvil vb. finansman araçlarına sahip olmak, -Denetlenen şirketin ortak ve yöneticileri ile yakın akraba olmak, -Denetim ücretinin piyasa rayicinin çok altında ya da çok üstünde olması Bağımsız Denetimin Yararları Denetlenen işletme açısından faydaları; - Mali tabloların güvenilirliğini artırır, - İşletme yöneticilerinin ve çalışanlarının sahtekârlık yapma eğilimlerini azaltıcı etkisi vardır, - Devlet tarafından yapılacak vergi denetiminin yapılma olasılığını azaltır, - İşletmenin muhasebe kayıtlarındaki hata ve hilelerin ortaya çıkmasını sağlar ve bu hataların düzeltilmesinde yardımcı olur. Üçüncü Kişilere Faydaları; - İşletmeye kredi veren kurumların kredi ile ilgili kararlarında yardımcı olur, - Yatırımcıların yatırım kararlarını almalarında yardımcı olur, - İşletmenin satılası ya da başka bir işletme ile birleşmesi durumunda alıcı ve satıcıların objektif, güvenilir bilgilere ulaşmalarını sağlar, - İşletme ile ilgili taraflara müşteri ve tedarikçilere işletmenin karlılığı, verimliliği ve finansal yapısı hakkında bilgi verir. Kamu Kuruluşları açısından Faydaları; - Denetlenmiş finansal tablolara dayanılarak hazırlanmış vergi beyannamelerine olan güven artar. - Finansal tabloların bağımsız denetçilere denetlettirilmesi durumunda, resmi kurumların bu işletmelerde yapacakları denetimin kapsamı daraltılır. Bağımsız Denetime Neden İhtiyaç Duyuldu - Çıkar çatışması, - Muhasebe sisteminin karmaşıklığı, - Mali tabloları kullananların sayılarının ve etkinliklerinin artması, - Maliyet ve Zaman kaybı, - Bilgi edinmede karşılaşılan güçlükler, - Yasal zorunluluklar Denetim Aşamaları a)Müşteri Seçimi ve İşin Kabul Edilmesi b)Denetimin Planlanması, c)Denetim Faaliyetinin (Programının) yürütülmesi, d)Denetimin tamamlanması ve Denetim Raporunun Yazılması Denetim Sözleşmesinde Yer Alan Asgari Hususlar - Yapılacak denetimin amacı ve kapsamı, - Yönetimin sorumluluğunun içeriği ve denetçinin sorumluluğu, - Denetim başlama ve bitiş tarihi, - Denetim ücretinin ne olacağı ve ödenme biçimi - Ek çalışmalar ve ek raporlar isteniyorsa bunların içerikleri, - Denetimde görevlendirilecek denetim personeli ve yedekleri Denetim Planını Nedir. Denetim konusunu denetim sahasına ayırmak, denetçileri denetim sahaları arasında dağıtmak, her bir denetim sahasında uygulanması gereken yöntem ve işlemleri belirlemek ve denetim faaliyetini zamanlamaktır. Denetimin Planlanması Aşamasında Yapılacak İşlemler 1- Müşteri hakkında bilgiler toplanması, 2- Denetim çalışmalarını bölümleme, 3- İç kontrol yapısını inceleyerek denetim risklerini 4- Önemlilik düzeyinin belirlenmesi, 5- Denetim amaçlarını belirleme, 6- Denetim programının oluşturulması, 7- Denetim süresini ve zamanını belirleme, 8- Denetim personel planının yapılması Denetimin Genel Amaçları 1-Gerçeklik; Bilançoda yer alan varlık ve kaynaklar bilanço tarihinde müşteri işletmede gerçekten mevcut olmalı olmayan varlıklar ise varmış gibi gösterilmemelidir. 2-Bütünlük; Bilançoda yer alan varlıklar ve kaynaklar bilanço gününde müşteri işletmenin tüm varlıklarını ve kaynaklarını göstermelidir. 3-Sahiplik ve Yükümlülükler; Bilançoda yer alan varlıklar, bilanço gününde işletmenin mülkiyetinde olan varlıkları, bilançoda yer alan yükümlülükler ise o dönemin borçlarını göstermelidir. 4-Değerleme ve Gidere Dönüştürme; Varlıklar, borçlar, hasılat ve giderler mali tablolarda uygun tutarlarla ifade edilmelidir. 5-Sınıflandırma; İşlemlerin doğru hesaplara kaydedilmesi ve mali tablolarda doğru hesaplara doğru hesaplarda gösterilmesini ifade eder. 6-Zamanlılık; İşlemlerin doğru muhasebe dönemine kaydedilmiş olması gerektiğini ifade eder. Henüz gerçekleşmemiş hasılat, gelir ve giderler gerçekleşmiş gibi kaydedilmemelidir. 7-Açıklama; Mali tablolarda ve ya dipnotlarında yer alan bilgilerin gerektiği şekilde açıklanıp açıklanmadıklarıyla ilgilidir. 8-Kayıtsal Doğruluk; İşlemlerin doğru hesaplara, hesapların doğru taraflarına ve doğru tutarda kayıt edilmesi gerektiğini ifade eder. DENETİM RİSKİ Denetim riski, Mali tablolarda önemli yanlışlıklar olduğu halde, denetçinin mali tablolarda doğru olarak sunulduğu sonucuna varması ve mali tablolar hakkında olumlu görüş bildirmesi olasılığıdır. Denetim Riski = Yapısal Risk x Kontrol riski x Bulgu Riski Yapısal Risk: İşletmede risklere karşılık vermek amacıyla iç kontrol sisteminin kurulmamış olması veya kurulmasına rağmen etkin olarak işlememesi sonucu ortaya çıkacak risklerdir. Kontrol Riski; İç kontrolü oluşturan politika ve prosedürlerle önlenemeyecek ve ya bulunamayacak hataların olması olasılığıdır. Bulgu Riski; Denetçinin denetim prosedürleriyle mali tablolardaki önemli bilgi yanlışlıklarını bulamama olasılığıdır. Denetçi bulgu riskini kontrol altına alabilir. Denetim Kanıtı: Denetim bilgilerinin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluk derecesini belirtmek amacıyla denetçi tarafından kullanılan her türlü bilgi, belge ve kanıtlardır. Kanıtların Sayısını Etkileyen Faktörler 1-Önemlilik Düzeyi, önemlilik düzeyi yüksek, önemlilik tutarı düşük ise kanıt sayısı artar, 2-Risk, risk arttıkça kanıt sayısı artar. Denetçi denetim riskini düşük belirlemişse buna bağlı olarak toplaması gereken kanıt sayısı da artar. 3-Nitelik, Kanıtın neren elde edildiği önemlidir. Örneğin bankadan aldığımız ekstrenin niteliği önemlidir. 4-Ekonomik Etkenler, Denetçi kanıt elde etme maliyeti ile kanıtın yararlılığını karşılaştırmalıdır. Maliyeti faydasını aşan kanıtları toplamamalıdır. 5-Ana kütlenin büyüklüğü ve özellikleri Amaçlarına Göre Denetim Kanıtları; •Genel Kanıtlar; İşletmenin genel durumu hakkında bilgi sağlayan kanıtlardır. İşletmenin çevresi ve faaliyet gösterdiği iş kolu hakkında bilgiler verir. •Temel Kanıtlar; Faaliyetler ve işlemlerin meydana gelişi ve onaylanışı hakkında bilgi veren kanıtlardır. •Sistem Kanıtları; Denetçiye muhasebe sisteminin işleyişi hakkında bilgi veren kanıtlardır. Kanıt Toplama Teknikleri  Fiziki İnceleme Tekniği  Doğrulama Tekniği  Belgelerin incelenmesi tekniği,  Kayıt sürecinin izlenmesi  Yeniden hesaplama,  Gözlem  Derinlemesine araştırma tekniği  Soruşturma tekniği  İlgili hesaplar arasında ilişki kurma tekniği  Analitik inceleme tekniği Doğrulama Tekniği; Üç doğrulama türü bulunmaktadır. 1-Olumlu doğrulama; Karşı taraftan bildirilen bilginin doğru ya da yanlış olduğuna bakılmaksızın cevap vermesi istenir. 2-Olumsuz doğrulama; Doğrulama mektubuna karşı tarafla ilgili olarak işletme kayıtlarında görünen bilgi yazılır ve bu bilgi yanlışsa yanıt istenir. 3-Boş Bakiyeli Doğrulama; Doğrulama mektubuna işletmenin kayıtlarında görünen bilgi yazılmaz. Ve ilgili kaynaktan kendi kayıtlarında görünen bilgi sorulur. DENETİM YÖNTEMLERİ 1- Şekli Denetim ve Maddi Denetim Şekli Denetim; Bir işletmede tutulmakta olan muhasebe kayıtlarının şekil açısından uygunluğunu araştırmaya yönelik bir denetim yaklaşımlarından biridir. Maddi Denetim; İşletmeye ait varlıklarda değişiklik doğuran işlemlerin gerçeğe ve amaca uygunluğunu ifade eder. 2- Aralıksız Denetim ve Örnekleme Yoluyla Denetim, Aralıksız Denetim; Ele alınan bir zaman kesiti içerisindeki tüm işlemlerle ilgili kayıt ve belgelerin tek tek gözden geçirilmesidir. Örnekleme Yoluyla Denetim; Belli bir zaman dilimi içerisinde ele alınan muhasebe kayıt ve belgelerinin tamamı yerine bunların belirli ölçütlere göre seçilen kısmı denetlenir. 3- İleriye Doğru Denetim ve Geriye Doğru Denetim, İleriye doğru Denetim; Denetimin muhasebe tekniğine uygun olarak belgelerden defter kayıtlarına ve mali tablolara doğru bir sıra izlenerek yapılmasıdır. Geriye Doğru Denetim; Denetimin mali tablolardan başlayıp defter kayıtlarına ve oradan da belgelere kadar devam ederek yapılmasıdır. 4- Doğrudan Denetim ve Dolaylı Denetim Doğrudan denetim; Her bir muhasebe işleminin ayrı ayrı ve doğrudan doğruya incelendiği bir yöntemdir. Her bir işlemin kayıtlara doğru geçirilip geçirilmediği ayrı ayrı ele alınır. Dolaylı Denetim; Aynı nitelikteki ve ya birbiriyle yakın ilişkisi bulunan hesaplar arasında toplam karşılaştırmaları yaparak bunlar arasında uygunluk araştıran bir yöntemdir. Çalışma Kağıtları, denetçinin denetlediği işletme ile ilgili olarak elde ettiği bilgileri uyguladığı denetim prosedürlerini, yaptığı denetim testlerini ve varmış olduğu sonuçları göstermek amacıyla kaydettiği her türlü yazılı belgedir. Çalışma Kâğıtlarının Faydaları •Denetim raporunun hazırlanmasına esas teşkil eder, •İç kontrol yapısı hakkında bilgi edinilmesinde yardımcı olur, •Denetçinin görüşüne destek sağlamak, •Denetçinin kendisini savunmasını sağlamada, •Gelecek dönemlerdeki denetim çalışmalarında kılavuzluk İyi Bir Çalışma Kâğıdında Olması Gereken Nitelikler •Konu ile ilgili olan bilgilere yer verilmelidir. •Kayıt ve belgelerin doğruluğunu gösteren bilgi ele alınmalıdır. •Temiz, okunaklı ve anlaşılır olmalıdır, •Çalışma kâğıdının hazırlanmasına neden olan işin kısa bir özetine yer verilmelidir. •İleri de kullanılabileceği düşünülen bilgiler yer almalıdır. Sürekli Dosya: İşletme de her yıl yinelenmeyen süreklilik arz eden çalışma kağıtlarının yer aldığı dosyadır. Cari (Yıllık) Dosya: Denetimin yapıldığı dönemde hazırlanan çalışma kağıtlarının yer aldığı dosyayadır. SÜREKLİ DOSYADA BULUNANLAR 1-Ana sözleşme sureti 2-Toplantı tutanakları 3-Hesap planı ve muhasebe yönetmeliği 4-Kira kontratları, tapu sözleşmeleri 5-Faaliyet raporları 6-Vergi beyanname suretleri 7-Önceki yılların denetim raporu suretleri 8-İmza sirküleri 9-Organizasyon şeması CARİ (YILLIK) DOSYADA BULUNANLAR 1-Denetim Programı 2-İç kontrol soru formu ve alınan notlar 3-Yeni yapılmış olan kontrat ve sözleşmelerin suretleri 4-Düzeltici ve sınıflandırıcı yevmiye kayıtlarının yapıldığı notlar 5-Hesap Analiz cetvelleri 6-Çalışma Mizanı, denetim raporu ve muhasebe raporlarının suretleri 7-Listeler ve yazışmalar 8-Analitik inceleme Tutanakları İÇ KONTROL SİSTEMİ İç Kontrol sistemi işletme varlıklarının korunmasını, muhasebe verilerinin doğruluğunun ve güvenilirliğinin kontrolünü, faaliyetlerin etkinliğinin geliştirilmesini ve yönetsel politikalara uygunluğunun desteklemede kullanılan politika ve prosedürlerdir. İÇ KONTROL SİSTEMİNİN UNSURLARI İç kontrol ortamının oluşmasını etkileyen etmenler; • Yönetimin düşüncesi ve yaklaşımı, • Organizasyon yapısı, • Yönetimin kontrol yöntemleri, • İç denetim işlevi, • Personel politikaları ve prosedürleri, • Dış etkenler, İç Kontrol Sisteminin Yapısının Tanınmasında Yararlanılacak Bilgi Kaynakları a- İşletmenin örgüt yapısı, b- İşletmenin hesap planı ve muhasebe yönetmeliği, c- İşletme yönetiminin yayımladığı genelge ve yönetmelikler, d- İş tanımları ve açıklamaları, e- İşletme elemanları ile yapılan görüşmeler, f-Belge ve kayıtlar, DENETİM TESTLERİ 1- Kontrol Testleri Müşteri işletmede mevcut olası gereken iç kontrol politika ve prosedürlerinin, tasarımının ve işleyişinin etkinliğini ölçmek için yürütülen denetim prosedürleridir. Yoğun olarak dönem içerisinde yapılır. 2- Maddilik Testleri Maddi doğruluk testleri; Mali tablolardaki tutarların ve açıklamaların doğruluğuna ilişkin kanıt toplamak için uygulanan denetim prosedürleridir. 3 e ayrılır. a) İşlemlerin Test edilmesi b) Hesap Kalanlarının Test edilmesi c) Analitik prosedürler Denetimi Tamamlama Çalışmaları A) Bilanço tarihinden sonraki önemli olayların gözden geçirilmesi, B)Gelecekte muhtemel belirsizliklerin değerlendirilmesi, C) Müşteri ile ilişkili olan kişi ve kuruluşlarla yapılan işlemleri belirleme ve inceleme, D) Genel analitik testlerin yapılması, E) İşletme yönetiminden beyan mektubu alınması, F) Uygulanan denetim programlarının son kez gözden geçirilmesi ve gözden kaçan yerlerin tekrar kontrol edilmesi, Şarta Bağlı Borçlar Ve Zararların Mevcut Olması İçin Gerekli Koşullar 1- Ödemenin gelecekteki bir olayın gerçekleşmesine bağlı olması, 2- Hali hazırdaki durumlardan kaynaklanan, üçüncü kişilere gelecekte olası bir ödemenin var olması, 3- Gelecekteki ödemenin tutarının belirsiz olması DENETÇİNİN GÖZÖNÜNDE BULUNDURACAĞI ŞARTA BAĞLI BORÇLAR • İşletme aleyhine açılmış çeşitli tazminat davaları, • Vergi uyuşmazlıkları, • Iskonto ettirilmiş alacak senetleri, • Satılan mamullerin garanti kapsamına giren garantiler, • İşletmenin vermiş olduğu kefaletler, Yönetimden Teyit Mektubu Alınmasının Amacı 1- Denetçiye verilen sözlü beyanları doğrulamak, 2- Dönem içinde verilen sözlü beyanların uygunluğunun devam ettiğini belirlemek, 3- Yönetimin beyanlarına ilişkin yanlış anlaşılma olasılığını azaltmak, 4- Mali tabloların düzenlenmesinde esas sorumluluğun yönetime ait olduğunu vurgulamak, 5- Müşteri ile denetçi arasındaki anlaşmazlıklarda kanıt olarak kullanmak, Denetim Sonuçlarını Değerleme Çalışmaları a) Kanıtların yeterli olup olmadığını değerleme, b) Denetim riskinin son değerlemesini yapma, c) Önemlilik düzeyinin son değerlemesini yapma, d) Çalışma kâğıtlarının gözden geçirilmesi, e) Müşteri işletmeden hataların düzeltilmesini isteme, Denetim Sonuçlarını Raporlama Görüş Bildirme Türleri 1- OLUMLU GÖRÜŞ (Standart Şartsız Denetim Raporu) Olumlu Görüş gerçekleşmesi için gerekli koşullar; • Denetim çalışmalarının her aşamasında genel standartlara uyulması, • Denetim çalışmalarının çalışma alanı standartlarına uygun olarak yürütülerek kanıt toplanması, • Mali tabloların genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun şekilde düzenlenmiş olması, • Mali tablolarda gösterilen bilgilerin yeterli açıklıkta olması • Mali tabloları önemli düzeyde etkileyecek belirsizliklerin bulunmaması 2- OLUMSUZ GÖRÜŞ BİLDİRME Denetçinin Olumsuz görüş bildirmesine yol açan etmenler; • Genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden önemli sapmalar • Açıklık ilkesine uyulmaması, • Mevzuat hükümlerine aykırılıklar, • Tutarlılık ilkesine aykırılıklar, • Mali tablolarda önemli hata ve hilelerin bulunması 3- GÖRÜŞ BİLDİRMEKTEN KAÇINMA Denetçinim görüş bildirmekten Kaçınmasına yol açan etmenler; • Denetçinin bağımsız olarak çalışamaması ve denetçinin görüşünün etkilenmek istenmesi, • Denetlenen işletmenin denetim çalışmalarına bazı sınırlamalar koyması, • Bazı hesapların denetim dışı kalması, • Denetlenen işletme ile ilgili önemli belirsizliklerin bulunması DENETİM RAPORUNUN BİÇİMİ 1- Başlık ve Adres Bölümü Denetimi yapan denetçi ve ya denetim işletmesinin künyesi, rapor kime verilecekse onun ismi yer alır. Rapor işletmeye, ortaklarına ve ya yönetim kuruluna hitaben düzenlenebilir. 2- Kapsam Bölümü; Denetçi bu bölümde yaptığı çalışmaları anlatır. Bu bölümde yer alan bilgiler şunlardır; • Denetlenen işletmenin adı, • İncelenen mali tabloların isimleri, • İncelenen mali tabloların ait olduğu tarih ve dönem, • Denetimin genel kabul görmüş muhasebe standartlarına uygun olarak yürütüldüğü, • Yönetimin ve denetçinin sorumluluğunun derecesi, • Yapılan Çalışmalar, 3- Açıklama Bölümü; Açıklama bölümü genellikle olumlu denetim raporunda bulunmaz. Bu bölüm olumsuz görüş belirten, şartlı görüş belirten ve görüş bildirmekten kaçınan raporlarda bulunur. Denetçinin olumlu görüşten ayrılmasını gerektiren durumlar ve ya olaylar bu paragrafta açıklanır. 4- Görüş Bölümü Denetçi bu bölümde görüşünü açıklar. Bu paragrafta mali tabloların genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olup olmadıkları belirtilir. 5- İmza ve Tarih Kısmı Raporu denetimden sorumlu denetçi imzalar. Rapora denetim çalışmalarının bittiği günün tarihi yazılır. Bu tarih denetçinin sorumluluğunun bittiği tarihi ifade eder.

2 Temmuz 2015 Perşembe

Değerleme Son Bakış

Gayrimenkullerde Değerleme:

nİktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir.

nBu kanuna göre, aşağıda yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:

nGayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı,

nTesisat ve makinalar,

nGemiler ve diğer taşıtlar,

nGayrimaddi haklar.

Gayrimenkullerde Maliyet Bedeline Giren Giderler

Zorunlu Giderler:

nGayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

nMakine ve tesisattan gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;

n Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.


İhtiyari Giderler

nNoter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.

 

nGayrimenkul Alımında Kullanılan Kredilere İlişkin Faiz ve Kur Farklarının Değerlemesi

n163 sıra No.lu VUK GT ile 187 sıra No.lu GVK GT’de, gayrimenkul alımında kullanılan kredilerle ile ilgili faiz ve kur farklarından, gayrimenkulun aktifleştirildiği hesap dönemi sonuna kadar olanların gayrimenkul maliyetine eklenmesi, aktifleştirildiği dönemden sonraki dönemlere ait olanların ise ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması veya maliyete eklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Demirbaş Eşyanın Değerlemesi

nDemirbaş, işletmede sürekli olarak kullanılan, ancak doğrudan üretim sürecine katılmayan eşyalardır. Masa, sandalye, televizyon, işyeri mutfağında kullanılan aletler, daktilo, temizlik aletleri, telefon, faks vb. alet ve araçlar bu kapsama girdiği kabul edilen iktisadi kıymetlerdir. Alet, edevat, mefruşat ve demirbaş eşya maliyet bedeli ile değerlenir.

Satın Alınan Emtianın Değerlemesi

 

nEmtia maliyet bedeli ile değerlenir. Buna göre, satın alınan emtiada, maliyet bedeline aşağıdaki unsurların girmesi gerekir:

nSatın alma bedeli,

nMalın iş yerine getirilmesine kadar ödenen nakliye ve sigorta giderleri,

nÖdenen alış komisyonları,

nİşletmelerin finansman temini amacıyla bankalardan veya benzeri kredi kurumlarından aldıkları krediler (işletme kredisi gibi) için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden malın maliyetine pay verilmesi zorunlu değildir. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde malın maliyetine de kaydedebilirler. (238 sıra No.lu VUK GT)

İmal Edilen Emtianın Değerlemesi

nİmal edilen emtianın (tam ve yarı mamul mallar) maliyet bedeli aşağıda yazılı unsurları ihtiva eder.

nMamulün vücuda getirilmesinde sarfolunan iptidai ve ham maddelerin bedeli;

nMamule isabet eden işçilik;

nGenel imal giderlerinden mamule düşen hisse;

nGenel idare giderlerinden mamule düşen hisse; (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.),

nAmbalajlı olarak piyasaya arzedilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedeli.

nMükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıdaki unsurları ihtiva etmek şartıyla diledikleri usulde tayin edebilirler.

Kıymeti Düşen Emtiada Değerleme

nYangın, deprem ve su basması gibi tabi afetler,

nBozulmak, kırılmak, çürümek, çatlamak, paslanmak gibi haller

ndolayısıyla iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış olan emtia emsal bedeli ile değerlenir.

nBu haller dışında, örneğin çalınma veya kaybolma suretiyle emtiada meydana gelen kayıplar için bu hükmün uygulanması mümkün değildir.

nEmsal bedelle yapılacak değerlemede, VUK’un 267’nci maddesinde belirtilen birinci sıradaki ortalama satış fiyat esası, kıymet kaybı emtia çeşitlerinde aynı ölçüde olmadığından ve satılan veya hesap dönemi sonunda mevcut olan emtiadaki hasar derecesi farklı olması nedeniyle esas alınmaz.

nMaliyet bedeli esası da fiili değerinin çok üstünde kalacağından emsal bedelin tespiti için ikinci sırasında belirtilen maliyet bedeli esasının uygulaması da söz konusu değildir.

nBu nedenle, emtiadaki kıymet kaybı dolayısıyla takdir komisyonuna başvurulup, emsal bedeli tespitinin istenmesi gerekir.

n Takdir komisyonu dışında başka bir kurum ya da kuruluşa (itfaiye veya bilirkişi raporu) emsal bedel ve dolayısıyla zarar tespiti yaptırılamaz. Emtianın tamamen değer kaybına uğramış olması da bu sonucu değiştiremez.


nÖrnek:

nX işletmesinde yapılan dönem sonu envanterde değeri 80.000-TL olan mallarında arıza ortaya çıkmış olup, işletme değeri düşen bu malların değer düşüklüğünün tespiti için Takdir Komisyonu’na başvurmuştur. Takdir Komisyonu’nun belirlediği değer ise 13.000-TL’dir. Değeri düşen bu mallar ertesi yıl 11.000-TL bedelle satılmıştır. Bu işlemlere ilişkin muhasebe kayıtları aşağıda gösterilmiştir.

n----------------------------/------------------------------

n157 Diğer Stoklar               80.000

n        -Değeri Düşen Mallar

n          153 Ticari Mal                                          80.000

n---------------------------/-------------------------------

n654 Karşılık Giderleri                     67.000

n          158 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı   67.000

n---------------------------/-------------------------------

 

n654 numaralı hesap, dönem sonu işlemleri yapılırken dönem kar ve zararı hesabına intikal ettirilerek kapanacak, 157 ve 158 numaralı hesaplar bilançoda görünecektir.

nMallar ertesi yıl satıldığında (KDV ihmal edilmiştir);

 

n---------------------------/-------------------------------

n100 Kasa                                                         11.000

n620 Satılan Ticari Mallar Maliyeti                80.000

n158 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı            67.000

n                      600 Yurtiçi Satışlar                                      11. 000

n                      157 Diğer Stoklar                                        80. 000

n                           - Değeri Düşen Mallar

n                      644 Konusu Kalmayan Karşılıklar                67.000

n--------------------------------/----------------------------------------

 

n---------------------------/--------------------------------

n644 Konusu Kalmayan Karşılıklar   67.000

n600 Yurtiçi Satışlar                          11.000

n690 Dönem Karı Zararı                      2.000

n              620 Satılan Ticari Mallar Maliyeti        80.000

n--------------------------/---------------------------------

 

n  Bu kayıtlarla kıymeti düşen maldan hasıl olan zararın tamamı  giderleştirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla bu işlemlerden sonra ilgili malın sigortalı olmasından dolayı sigortadan elde edilecek bir tazminat tutarı olursa, tazminat tutarının tamamı gelir kaydedilmelidir.

n   

 

 

 

 

Kaybolan, Çalınan Mallar

 

     Kaybolan veya çalınan malların maliyet bedelleri, kaybolma veya çalınma olayının polis raporu veya benzeri belgelerle kanıtlanması halinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıtlara alınır.

 

§Kaybolma veya çalınma olayının polis raporu veya benzeri belgelerle kanıtlanamaması durumunda sözkonusu mallar işletmeden çekilmiş kabul edilir. Emsal bedellerinin hasılat yazılması gerekir.

 

§Kaybolan, çalınan malların sigortalı olması halinde maliyet bedeli ile sigorta tazminatı arasındaki fark kanunen kabul edilmeyen gider yazılır.

 

§Kaybolan çalınan malın KKEG yazılan maliyet kısmına ilişkin KDV indirim konusu yapılamaz, gidere atılır.

 

Menkul Kıymetlerin Değerlemesi

nVUK’un 279’uncu maddesinde 4369 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucu iktisadi işletmelerin aktifine kayıtlı bulunan menkul kıymetlerin türüne göre üç ayrı değerleme ölçüsü ortaya çıkmıştır.

 

nAlış Bedeli Ölçüsü : VUK’da alış bedelinin tanımı yapılmamıştır. Ancak uygulamada alış bedelinin, bir iktisadi kıymetin iktisabı için satıcıya ödenen veya borçlanılan meblağ olduğu genel kabul görmüş bir tanımdır.

 

nBorsa Rayici Ölçüsü : Borsa rayici VUK’un 263’üncü maddesinde tanımlanmıştır.

 


Kıst Getiri Ölçüsü : Borsa rayicine göre değerlenmesi gereken menkul kıymetlerin, borsa rayicinin olmaması veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğunun anlaşılması halinde, değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanacaktır

29 Haziran 2015 Pazartesi

TEVKİFATA TABİ TUTULMUŞ OLAN MENKUL SERMAYE İRATLARI VE GAYRİ MENKUL SERMAYE İRATLARININ BEYAN DURUMU

Gelirin toplanması mükelleflerin çeşitli kaynaklardan bir takvim yılı içinde (vergilendirme dönemi) elde ettikleri vergiye tabi kazanç ve iratlar için yıllık beyanname vermeleri ve bu kazanç ve iratlarını yıllık beyannamede birleştirmeleri anlamına gelmektedir.
                Temel prensip yukarıda açıklandığı üzere bir takvim yılı içinde elde edilen gelir unsurlarının bir beyannamede toplanarak beyan edilmesidir. Tabi ki söz konusu temel prensip Gelir Vergisi Kanununda aksine bir hüküm olmadığı sürece geçerlidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 85 ve 86’ncı maddelerinde ise hangi gelir unsurlarının verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmesinin zorunlu olduğu, hangi gelir unsurları için beyanname verilmeyeceği veya verilecek beyannameye dahil edilmeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Aşağıda tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan menkul sermaye iradı ve gayri menkul sermeye iradının beyan edilme koşullarını açıklanmıştır. (İş yeri olarak kiraya verilmiş olan Gayrimenkuller ile Tam mükellef kurumlardan elde edilen kar payları)
Gelir Vergisi Kanununun 86/1-c maddesi hükmü gereğince, vergiye tabi gelirler toplamının (söz konusu 86’ncı maddenin 1 numaralı bendinin “a” ve “b” bentlerinde belirtilenler hariç) 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması (2014 yılı için 27.000 TL, 2015 yılı için 29.000 TL) koşuluyla,  Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir. Diğer gelirler için beyanname verilse dahi bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.
Söz konusu madde hükmünde, gelirin belirli bir düzeyi aşması halinde gelirin toplanarak beyan edilmesi anlayışı yer almaktadır. Belirtilen düzenlemedeki genel kural bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratların toplamından indirim ve istisnalar ile beyan edilmeyecek gelirlerin düşülmesi sonucunda kalan tutarın, 2014 yılı için beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aşması halinde yıl içinde tevkif suretiyle vergilendirilmiş menkul sermaye iratları ile gayri menkul sermaye iratlarının verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda ise yıl içinde tevkif suretiyle vergilendirilmiş menkul ve gayri menkul sermaye iratları verilecek beyannameye dahil edilmeyecek veya mükelleflerin beyan edilebilir bir geliri olmayacağından yıllık beyanname vermeyecektir.
Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere beyan edilmeyecek gelirler dışında kalan vergiye tabi gelirin, belirli bir tutarı aşmaması halinde (2013 yılı için 27.000 TL, 2015 yılı için 29.000 TL) Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olan,
ü  Birden fazla işverenden elde edilen ücretler,
ü  Menkul sermaye İratları,
ü  Gayrimenkul sermaye İratları yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.

Burada üzerinde durulması gereken konu vergiye tabi gelirin ne olduğudur. Yani ticari kazanç elde eden bir mükellefin vergi tevkifatına tabi tutulmuş menkul sermaye iratları var ise; beyan sınırı ile karşılaştırılacak tutar ticari kazanç ve menkul sermaye iratları toplamı mı, yoksa sadece menkul sermaye iratları mıdır? Bir diğer örnek serbest meslek kazancı elde eden bir mükellef aynı zamanda vergi tevkifatına tabi tutulmuş işyeri kira geliri elde ettiğinde, beyan sınırı olan 27.000 TL ile karşılaştırılacak tutar serbest meslek kazancı ve iş yeri kira geliri toplamı mı yoksa sadece işyeri kira geliri midir? Soruları çoğaltmak mümkündür. Bu soruların cevabını 16 nolu gelir vergisi sürkülerinde bulmaktayız. Söz konusu sürkülerde ki örnek 3 güncellenerek  aşağıya alınmıştır.

“Örnek 3:
Serbest meslek erbabı Bay (C)’nin serbest meslek kazancı yanında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş iki işverenden ücret geliri ile yine tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira geliri bulunmaktadır.

Serbest meslek kazancı
20.000.- TL
Birinci işverenden alınan ücret
28.000 TL
İkinci işverenden alınan ücret
11.000  TL
İşyeri kira geliri (Brüt)
10.000 TL

Serbest meslek kazancı nedeniyle her halükarda beyanname verilecektir.
Birinci işverenden alınan hariç, ikinci işverenden alınan ücret geliri ise 27.000 TL’ lik beyan sınırını aşmadığından ücret gelirleri beyannameye dahil edilmeyecektir.
Serbest meslek kazancı ve işyeri kira geliri tutarının toplamı 27.000 TL’ lik beyan sınırını aştığından, işyeri kira geliri beyannameye dahil edilecektir.”
Örnekte de görüldüğü üzere mükellefin gelirlerinden beyan edilmeyecek olan ücretler dışındaki serbest meslek kazancı ile gayrimenkul sermaye iradı olan iş yeri kira geliri toplanarak o dönemde geçerli olan beyan sınırı ile karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda beyan sınırı aşıldığından, iş yeri kira geliri de verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmiştir.
Yapılacak açıklamalar çerçevesinde vergi tevkifatına tabi tutulmuş menkul sermaye iradı ve gayrimenkul sermaye iradının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmemesi için vergiye tabi gelirin beyan sınırı olan 27.000 TL’den aşağı olması gerekmektedir. Vergiye tabi gelirden ise mükellefin bir takvim yılı içerisinde elde ettiği ve gelir vergisinin konusuna giren kazanç ve iratlar toplamından ; beyan edilmeyecek kazanç ve iratlar ile indirim ve istisnaların düşülmesi sonucu bulunan tutarın anlaşılması gerektiğini düşünüyoruz. Bulunan tutarın beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aşmaması halinde, vergi tevkifatına tabi tutulmuş menkul sermaye iratları ile gayri menkul sermaye iratları verilecek beyannameye dahil edilmeyecektir. Tersi durumda ise beyan edilecektir.   


Bu Blogda Ara