Tam mükellefiyete tabi
kurumlar, Türkiye’de elde ettikleri kazançlarla birlikte Türkiye dışında elde
ettikleri kazançların tümü üzerinden vergilendirilir. Kurumlar Vergisi Kanununa
göre, bir kurumun tam mükellefiyete tabi olması için, kanuni ve iş
merkezlerinden birinin Türkiye’de olması yeterlidir.
Kurumlarda Kanuni
Merkez
Kurumlarda, kanuni merkezden
maksat, vergiye tabi kurumların esas nizamname veya mukavelelerinde veya teşkilat
kanunlarında gösterilen merkezdir.
İş Merkezinin Tayini
Kurumlarda kanuni merkez
yabancı ülkelerde bulunsa bile, iş merkezi Türkiye’de bulunduğunda, gene tam
mükellefiyet esasında vergileme yapmak gerekir. Kurumlar Vergisi Kanununun 10
uncu maddesinde iş merkezi, “iş bakımından muamelelerin fiilen toplandığı ve
idare edildiği merkezdir.” şeklinde tanımlanmıştır.. Bunlar arasında, genel
kurulun ve yönetim kurulunun toplantı yerleri, kurumun fiili yöneticilerinin
ikametgahlarının bulunduğu yer, kurum idari servislerinin yoğun olarak
bulunduğu yer, kurumun üçüncü şahıslarla ilişkilerinin yürütüldüğü yer başlıca
unsurları teşkil eder.
B- DAR MÜKELLEFİYET
1. Mahiyeti
Kurumlar Vergisi Kanununun
11 inci maddesinde, birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş
merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, dar mükellef kurum
olarak, sadece Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden
vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.
Hem kanuni merkezi ve hem de
iş merkezi Türkiye'de bulunmayan yabancı bir kurumun Türkiye'de kazanç
sağlaması, ya şube veya büro şeklinde bir "işyeri" açması yada
"daimi temsilci" bulundurması yolu ile mümkündür. Böyle durumlarda
dar mükellef kurumun Türkiye'de elde ettiği kazançların vergilendirilmesiyle
ilgili yükümlülükler, şubesi veya bürosu, bu şekilde bir işyeri açmamışsa daimi
temsilcisi tarafından yerine getirilecektir.
2. Dar Mükellefiyette
Mevzu
Dar mükellef kurumların
Türkiye'de elde ettiği kurum kazancının hangi gelir unsurlarından oluştuğu
Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde belirtilmiştir. Dar mükellefiyette
elde edilen kurum kazancı ile ilgili en önemli sınırlama "kazanç yada
iradın Türkiye'de elde edilmesi" olgusudur.
2.1. Türkiye'de Elde
Edilen Ticari Kazançlar:
Türkiye'de Vergi Usul Kanunu
hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar
tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerde elde
edilen ticari kazançlar dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak
vergiye tabi tutulmuştur.
Bu şartları haiz olsalar
dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal
ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden
doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat
alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin
Türkiye'de yapılmasıdır.
Türkiye'de işyeri olan dar
mükellef bir kurumun bu işyerinde çalıştırdığı kişiler kendisinin ücretli
personeli durumundadır. Ticari kazancın elde edilmesi sırasında gerek
organizasyonunu iç yönetimini ve gerekse işyerinin dışa karşı temsilini yürüten
bu personel dar mükellef kurumun Türkiye' deki temsilcisi olarak vergileme ile
ilgili sorumluluklarını da yerine getirecektir.
2.2. Türkiye'de Elde
Edilen Ücretler:
Esasen ücret geliri,
niteliği itibariyle gerçek kişiler tarafından elde edilen bir gelir türüdür.
Kurum kazancı, Gelir Vergisi Kanununda yer alan gelir unsurlarından oluştuğu
için elde edilen gelirin niteliği de Gelir Vergisi Kanununa göre tayin
edilecektir. Bu nedenle dar mükellef yabancı bir kurumun kendi personeli kanalı
ile Türkiye'de ücret geliri elde etmesi durunda, bu gelirler kurum kazancı
olarak vergiye tabi tutulacaktır.
2.3. Türkiye'de Elde
Edilen Serbest Meslek Kazançları:
Ücretlerde olduğu gibi
serbest meslek kazançların da esas itibariyle gerçek kişiler tarafından elde
edilen bir gelir türüdür. Dar mükellef kurumlar bu tür kazanç elde etmeleri
organları (personeli) vasıtasıyla mümkündür.
2.4. Türkiye'de
Bulunan Zirai İşletmelerden Edilen Kazançları:
Zirai faaliyetlerin
Türkiye'de icra edilmesi gerekmektedir.
2.5. Gayrimenkullerin
Hakların ve Menkul Malların Türkiye'de Kiralanmasından Elde Edilen İratları:
Gayrimenkulun Türkiye'de
bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması veya
Türkiye'de değerlendirilmesi gerekmektedir.
2.6. Türkiye'de Elde
Edilen Menkul Sermaye İratları:
Dar mükellef yabancı
kurumların Türkiye'de Menkul sermaye iradı elde etmelerinin tek koşulu
"sermayenin Türkiye'de yatırılmış" olmasıdır. Sermayenin Türkiye'de
yatırılmış olması demek, Türkiye'deki herhangi bir gerçek yada tüzel kişiye
sermaye olarak konulması, borç olarak verilmesi ve benzeri şekillerde
Türkiye'de kullanılmasıdır. Böylece yatırılmış bulunan sermaye karşılığında
elde edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar, dar mükellef kurumun
Türkiye'de elde ettiği menkul sermaye iradıdır.
2.7. Türkiye'de
Elde Edilen Diğer Kazanç ve İratları:
Bu kazanç veya iratları
doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya Türkiye'de
değerlendirilmesi gerekmektedir.
3. Dar Mükellefiyette
Vergileme
Öncelikle tam mükellefiyette
vergilemeye kısaca değinecek olursak, Kurumlar vergisi, mükelleflerce beyan
edilen matrahlar üzerinden tarh olunur. Tam mükellefiyette matrah kurumlar
vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Vergileme hesap dönemi itibariyle
yapılır. Kurumlar vergisi beyannamesi ilgili olduğu hesap döneminin sonuçlarını
ihtiva eder. Bu dönem içinde, kurumun Türkiye içinde elde ettiği bilumum kazanç
unsurları ile ülke dışı faaliyetlerden sağladığı kazançları toplu olarak
beyannamede yer alır.
3.1. Dar Mükellef Yabancı Kurumlarda Vergi
Kesintisi
Bundan önceki bölümde dar
mükellef yabancı kurumların elde ettiği kurum kazancı ve bu kazancı oluşturan
gelir unsurları tek tek açıklanmıştır. Dar mükellef yabancı kurumlar tarafından
bu gelir unsurları ayrı ayrı elde edilebileceği gibi birkaç tanesi bir arada da
elde edilebilir. Diğer taraftan, bu gelir unsurlarının bir kısmı elde edilme
aşamasında Kurumlar Vergisi kesintisine tabi tutulmuştur. (K.V.K. Md. 24)
-Kurumlar Vergisi
Kesintisine Tabi Bulunan Kazanç ve iratlar
Kurumlar Vergisi Kanununun
24 üncü maddesi uyarınca, dar mükellefiyete tabi kurumların ticarî, ziraî ve
diğer kazanç ve dışında kalan kazanç ve iratları ( yani ücretler,
serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları ve menkul sermaye
iratları ile telif, imtiyaz, ihtira,
işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddî hakların satışı,
devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller ) kurumlar vergisi tevkifatına
tabidir. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin
6 numaralı bendi uyarınca tevkifata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde
hükmüne göre ayrıca tevkifat yapılmaz.
Türkiye'de işyeri ve daimi
temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri,
Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurumların,
Hükümetin müsaadesiyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari
faaliyetlerden kazanç elde etmeleri halinde bu kazançlar kendilerince tevkifata
tabi tutulur. Ancak tevkifat oranı %0
olarak belirlendiğinden uygulaması yoktur.
Bu maddeye göre vergisi
tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için yıllık kurumlar vergisi
beyannamesi verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için
verilecek beyannamelere mezkûr kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
Yıllık kurumla vergisi
beyannamesi verilmesi halinde ise, her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri
ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince
çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, mevduat faizleri ile yatırım
fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde edilen
kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.
Dar mükellef durumunda olan
kurumlara yukarıda yazılı kazanç ve iratları sağlayanlar bu kazanç ve
iratlardan kurumlar vergisi tevkifatı yapmaya mecburdurlar.
Bu madde gereğince vergi
tevkifatı yapanlar bir ay içinde nakden veya hesaben ödedikleri veya tahakkuk
ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri kurumlar vergisini
müteakip yirminci günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine
muhtasar beyanname ile bildirirler.
Bu kazançların yıllık
beyanname ile beyan edilmesi durumunda yapılan tevkifat ödenecek kurumlar
vergisinden mahsup edilecek, beyan etme zorunluluğunun bulunmadığı yada tercih
edilmediği durumlarda ise yapılan tevkifat nihai vergileme olacaktır.
3.2. Dar Mükellef
Kurumlarda Kazanç Beyanı
3.2.1. Beyan Edilme
Zorunluluğu Bulunmayan Kazanç Ve İratlar:
Kurumlar Vergisi tevkifatına
tabi tutulan kazanç ve iratların beyan edilme zorunluluğu yoktur. Ancak, dar
mükellef kurumlar arzu ederlerse, vergisi kesinti yolu ile alınmış olan bu
kazanç ve iratları beyan edebilirler. Diğer yandan, beyanı zorunlu kazançların,
bu kazançlarla birlikte olması durumunda da, vergisi kesinti yolu ile alınmış
olan kazançların verilecek beyannameye dahil edilmesi de isteğe bağlıdır.
3.2.2. Beyanı Zorunlu
Olan Kazanç Ve İratlar:
3.2.2.1. Yıllık
Beyanname ile Beyan Edilmesi Gereken Kazançlar:
Dar mükellef yabancı
kurumların Türkiye'de elde ettiği "ticari kazançlar" ile "zirai
kazançlar" yıllık beyanname ile beyan edilmesi gereken kazançlardır. Dar
mükellef kurumlarım Türkiye'deki ticari ve zirai faaliyetleri ile ilgili kurum
kazancı, esas itibariyle tam mükellef kurumlarda olduğu gibi tespit edilir.
Ancak, Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesinin 5. bendi hükmüne göre;
-Dar mükellefiyete tabi
kurumların, bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya
Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri
-Ana merkezin veya Türkiye
dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan
hisseler matrahtan indirilemez.
-Türkiye'deki kurumun teftiş
ve murakabesi için yabancı memleketlerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat
giderleri ise matrahtan indirilir.
Tam mükellef kurumlarda
olduğu gibi, beyanname hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın
onbeşinci günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine verilir. Vergi tek
taksitte beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar ödenir.
Dar mükellef kurumların
beyanname vereceği vergi dairesi, Türkiye' deki işyerinin veya daimi
temsilcisinin bulunduğu yerin vergi dairesidir. Türkiye'de işyeri veya daimi
temsilci yoksa, dar mükellef kurumlara kazanç sağlayanların bağlı bulunduğu
vergi dairesi, beyannamenin verileceği vergi dairesidir.
Tam mükellefiyette, işin
bırakılması halinde yıllık beyanname yine zamanında verildiği halde, dar
mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi durumunda, memleketi
terke takaddüm eden onbeş gün içinde verilir.
3.2.2.2. Özel
Beyanname ile Beyan Edilmesi Gereken Kazançlar:
Dar mükellefiyete giren
yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun 80 inci
maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme,
ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve
temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı
kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap
tarihinden itibaren 15 gün içinde anılan kanunun 101 nci maddesinde belirtilen
vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. Ödeme beyanname verme
süresi içinde yapılır.
3.2.3. Yabancı
Ulaştırma Kurumlarının Elde Ettiği Kazançların Beyanı:
3.2.3.1. Türkiye'de
Elde Edilen Hasılat (KVK Md.19)
Ticari ve arızi ticari
kazançları dar mükellefiyet mevzuuna alınan yabancı ulaştırma kurumlarının
Türkiye'de elde edilmiş sayılan hasılatı aşağıda yazılı unsurlardan terekküp
eder:
1. Türkiye
hudutları içinde cereyan eden kara ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma
ücreti (bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne
isimle olursa olsun aldıkları paralar.
2.
Türkiye'deki yükleme limanlarından yabancı memleketlerdeki varış limanlarına
veya diğer bir kurumun gemisine aktarma yapılacak yabancı limana kadar cereyan
eden deniz, hava ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (Bilet
bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa
olsun aldıkları paralar.
3.
Türkiye dışındaki ulaştırma işleri için diğer kurumlar hesabına Türkiye'de sattıkları
yolcu ve bagaj biletleri ile Türkiye'de yaptıkları navlun mukaveleleri
dolayısiyle kendilerine verilen komisyonlar ve ücretler.
3.2.3.2.Yabancı
Ulaştırma Kurumlarında Kurum Kazancının (Kurumlar Vergisi Matrahının) Tesbiti
Dar mükellef yabancı ulaştırma
kurumlarının Türkiye'de elde ettiği ticari ve arızi ticari kazançlarının
vergilendirilmesi götürü usulde yapılmaktadır. Esas itibariyle bu açıklamalar
Gelir Vergisi Kanununun 45 inci maddesi uyarınca gelir vergisi mükellefleri
için de geçerlidir
Yabancı ulaştırma
kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19'uncu maddeye göre tesbit
edilecek hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle
hesaplanır.
Ortalama emsal nispetleri,
Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara,
deniz ve hava ulaştırma işleri için ayrı ayrı olmak üzere Maliye Bakanlığı'nca
tayin olunur.
Buna göre elde edilen hasılata
uygulanacak oranlar;
Kara Ulaştırmalarında.......... %
12
Deniz Ulaştırmalarında......... %
15
Hava Ulaştırmalarında.......... %
5’tir.
Bu oranların Türkiye'de elde
edilen hasılata uygulanması sonucu bulunacak tutarlar, dar mükellef yabancı
ulaştırma kurumlarının kurumlar vergisi matrahı olacaktır.