Kanunun
şümulü( Madde 1)
Devlete, İl Özel idarelerine ve belediyelere ait;
vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme
masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme
zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız
fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından
mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu
kanun hükümleri tatbik olunur.
Madde
2 –
Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her
çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Kanundaki
Terimler (Madde 3)
Bu
kanundaki
Ø Amme alacağı terimi:
1'inci ve 2'nci maddeler şümulüne giren alacakları,
Ø Amme borçlusu veya borçlu terimi:
Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların
kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini vergi sorumlusunu,
kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini,
Ø Alacaklı amme idaresi terimi:
Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Ø Tahsil dairesi terimi:
Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini,
servisini, memur veya memurlarını,
Ø Yalnızca mal olarak geçen terim:
Menkul, gayrimenkul "gemiler dahil" mallarla, her çeşit hak ve alacakları,
Ø Para cezaları terimi:
Adli ve idari para cezalarını
Ø Tahsil edilemeyen amme
alacağı terimi: Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı
araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması,
haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin
amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını,
Ø Tahsil edilemeyeceği
anlaşılan amme alacağı terimi: Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine
göre biçilen değerlerin amme alacağını
karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme
borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin
anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin
herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan
amme alacaklarını,
Ø Takibat giderleri terimi:
Cebri icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan,
haciz, nakil ve muhafaza giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.
Takibata salahiyetli tahsil dairesi
(Md. 5)
Takibat, alacaklı amme
idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır.
Borçlu veya malları başka mahallerde
bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde
yapılacak takipleri o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine
niyabeten yaptırır.
Genel İlke takibatın alacaklı amme
idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılmasıdır.
Niyabeten Takip: Malın bulunduğu yer tahsil dairesince esas
alacaklı tahsil dairesi adına takibat yapılmasıdır.
Niyabeten;
-
Ödeme
emri tebliğ
-
Teminat
İsteme
-
İhtiyati
haciz
-
Haciz,
yaptırılabilir.
Borçlunun Ölümü (M.7)
Borçlunun ölümü halinde,
mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir.
Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir
mahkeme veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün
dışındadır.
Mirasın
tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş olsa
dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.
Defter tutma
muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.
*Ölümden önce
borç kesinleşmişse (ölümden önce borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş ve borcun
tahsilatı için takibata girişilmiş olabilir. Ölümden önce borçlu tarafından
açılan dava kaybedilmiş veya borçla ilgili dava açılmamış olabilir.) amme
alacağı öncelikle terekeden tahsil edilir. Terekeden tahsil edilemeyen amme
alacağı mirası reddetmeyen mirasçılardan hisseleri oranında tahsil edilir.
Amme
Alacaklarının Korunması
Teminat İsteme
(Madde 9)
213
sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası
kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas
eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu
takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre
belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.
Türkiye'de
ikametgahı bulunmıyan amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede
olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat istiyebilir.
Teminat
olarak kabul edilebilecek değerler (Madde 10)
Teminat
olarak şunlar kabul edilir:
- Para,
- Bankalar
ve özel finans kurumlar tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
- Hazine
Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu
senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç
edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas
alınır.),
- Hükümetçe
belli edilecek Milli esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat, teminatın
kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksanıyla değerlendirilir."
- İlgililer
veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı
amme idarelerince haciz varakalarına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul
mallar,
Teminat
sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı artarsa,
teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
Borçlu
verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir.
Şahsi
Kefalet (Madde 11)
10'uncu
maddeye göre teminat sağlıyamıyanlar muteber bir şahsı müteselsil kefil ve
müşterek müteselsil borçlu gösterebilir.
Şahsi
kefalet tespit edilecek şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele ile
tesis olunur.
Şahsi kefaleti ve
gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi muhtardır.
Amme
alacağını ödiyen kefile buna dair bir belge verilir.
Teminat
Hükmünde Olan Eşya (Madde 12)
Bar,
otel, han, pansiyon gibi eğlence yerleri içinde bulunan malzeme ve eşya bu
yerlerin işletilmesinden doğan amme borçlarına karşı teminat hükmündedir.
II- İhtiyati Haciz
İhtiyati
Haciz (Madde 13)
İhtiyati
haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle
mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun
karariyle, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik
olunur.
İhtiyati
Haciz nedenleri;
1.
9'uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut
ise,
2.
Borçlunun belli ikametgahı yoksa,
3.
Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli
yollara sapması ihtimalleri varsa,
4.
Borçludan teminat göstermesi istendiği halde belli müddette
teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği
kefil kabul edilmemişse,
5.
Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal
bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,
6.
Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil
dolayısiyle amme davası açılmış ise,
7.
İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu
mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak
üzere, bu kanunun 27, 29, 30'uncu maddelerinin tatbikini icabettiren haller
varsa.
ð İhtiyati haciz *Henüz tahakkuk etmemiş borçlarla ilgli * Tahakkuk ettiği
halde ödeme vadesi gelmemiş * Tahakkuk etmiş ödeme vadesi gelmiş henüz ödeme
emri tebliğ edilmemiş borçlar hakkında uygulanabilir. Ödeme emrinin tebliğinden
sonra ihtiyati haciz uygulanamaz. Kesin hacze gidilir.
İhtiyati
Hacizde Borçlu Tarafından Gösterilecek Teminat (Madde 14)
İhtiyaten
haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu
temin için malların kıymetleri depo edilmek yahut tahsil dairesinin bulunduğu mahalde
ikamegah sahibi bir şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya ve mal
üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa bir taahhüt senedi alınarak kendisine
bırakılabilir.
İhtiyati
Hacze İtiraz (Madde 15)
Haklarında
ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbiki, gıyapta yapılan hacizlerde haczin
tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz
işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde ihtiyati haciz sebebine itiraz
edebilirler.
ð
İhtiyati hacze karşı asıl borçlu, kanuni temsilci, şirket ortağı,
sorumlular, mirasçılar Vergi Mahkemesine 7gün Danıştaya 60 gün içinde dava
açabilirler. Kefil dava açamaz.
İhtiyati
Haczin Kaldırılması (Madde 16)
Borçlu,
10'uncu maddenin 5'inci bendinde yazılı menkul mallar hariç olmak üzere, mezkur
maddeye göre teminat gösterdiği takdirde ihtiyati haciz, haczi koyan merci
tarafından kaldırılır.(Şahsi Kefalet teminat kabul edilmez.)
III- İhtiyati Tahakkuk
İhtiyati
Tahakkuk (Madde 17)
Aşağıdaki hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi
müdürünün (Vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün)
yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı, mükellefin henüz
tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan
edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi
hususunda yazılı emir verebilir.
Vergi
dairesi müdürü (Vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)
bu emri derhal tatbik eder:
- 13'üncü
maddenin 1, 2, 3 ve 5'inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden
birisi mevcut ise,
(1-9'uncu madde gereğince
teminat istenmesini mucip haller mevcut ise, (344 üncü maddesi uyarınca vergi
ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan
hallere temas tespit edildi ise ve Türkiye'de ikametgahı bulunmıyan amme
borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa)
2- Borçlunun belli ikametgahı yoksa, 3- Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını
kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa, 5- Mal bildirimine
çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan
bildirimde bulunmuşsa, )
- Mükellef
hakkında 110'uncu madde gereğince takibata girişilmişse,
- Teşebbüsün
muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde
edilmişse.
İhtiyati Tahakkuka
İtiraz (Madde 20)
Haklarında
ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk
sebeplerine ve miktarına 15'inci madde gereğince itirazda bulunabilirler.
IV- Diğer Korunma Hükümleri
Amme Alacaklarında Rüçhan Hakkı (Md. 21)
Üçüncü
şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine
amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve
aralarında satış bedeli garameten taksim olunur.
Rehinli
alacaklıların hakları mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi, bina ve arazi vergisi
gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul
bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan evvel gelir.
Amme
Alacağında Rüçhan Hakkı
1- Satış Masrafları
2-
Gayri Menkulun aynından doğan alacaklar
3-
Rehinli Alacaklar
4-
Garameten Taksim
Amme
Alacaklarını Kesip Ödemek Mecburiyetinde Olanlar (Madde 22)
Amme
alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine ödemek mecburiyetinde olan hakiki
ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini kanunlarında veya bu kanunda belli edilen
zamanlarda yerine getirmedikleri takdirde, ödenmiyen alacak bu hakiki ve hükmi
şahıslardan bu kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Amme
Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler İle İşlem Yapanların Sorumlulukları
(Madde 22/A)
Bazı
kurum ve kurluşların yapacbazı akları işlemlerden önce Maliye Bakanlığına bağlı
tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması
zorunluluğu getirmeye, zorunluluk getirilen işlemlerde hangi hallerde bu
zorunluluğun aranılmayacağını ve maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Takibata
selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen
borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara
ikibin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası,
ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına
karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
Tahsil
Edilen Amme Alacaklarından Yapılacak Reddiyat Sebebiyle Mahsuplar (Madde 23)
Tahsil
edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme alacakları, istihkak sahiplerinin
reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek
suretiyle reddolunur.
Hükümsüz
Sayılmada Zamanaşımı (Madde 26)
27,
28, 29 ve 30'uncu maddelerde sözü geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl
geçtikten sonra mezkur maddelere istinaden dava açılamaz.
İvazsız Tasarrufların Hükümsüzlüğü (Madde 27)
Amme
alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal
beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği
malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı
tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra
yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür.
Bağışlama
Sayılan Tasarruflar (Madde 28)
27. maddenin tatbiki bakımından aşağıdaki
tasarruflar bağışlama hükmündendir:
- Üçüncü
dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye
kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar,
- Kendi
verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
- Borçlunun
kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve
intifa hakkı tesis ettiği akitler.
Hükümsüz
Sayılan Diğer Tasarruflar (Madde 29)
Amme
alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal
beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği
malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı
tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra
yaptıkları tasarruflardan aşağıda belirtilenler hükümsüzdür.
- Borçlunun
teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak
üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,
- Borca
karşılık para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan
ödemeler,
- Vadesi
gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.
Amme
Alacağının Tahsiline İmkan Bırakmamak Maksadiyle Yapılan Tasarruflar (Madde 30)
Borçlunun
malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının
veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle borçlu tarafından yapılan
bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazımgelen
kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.
Üçüncü
Şahısların Hakları ve Mecburiyetleri (Madde 31)
27, 28, 29 ve 30'uncu
maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde
ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini vermeye bu kanun
hükümleri dairesinde vermeye mecburdurlar. Bunlar karşılık olarak verdikleri
şeyden dolayı alacaklı amme idaresinden bir talepte bulunamazlar.
Tasfiye
Halinde Mesuliyet (Madde 33)
Tasfiye
memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin başladığını üç gün içinde
ilgili tahsil dairelerine bildirmek mecburiyetindedirler.
Tasfiye
memurları veya tasfiyeyi yürütenler, amme idarelerinin her türlü alacaklarını
ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni
dağıtamazlar veya bunlar üzerinde herhangi bir şekilde tasarrufta bulunamazlar.
Aksi halde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye memurları veya
tasfiyeyi yürütenler şahsen ve müteselsilen mesul olurlar. Bu mesuliyet yapılan
tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez.
Bunların
ödedikleri borçlar için amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım yapılmış olanlara
rücu hakları mahfuzdur.
Ortaklığın
Feshini İsteme (Madde 34)
Borçluya
ait mal bulunmadığı veya amme alacağını karşılamaya yetmediği yahut borçlu veya
ortaklık tarafından bu kanuna göre teminat gösterilmediği takdirde, borçlunun
sermayesi eshama münkasim olmıyan ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının
tahsili için genel hükümler dairesinde ortaklığın feshi istenebilir.
Limited
Şirketlerin Amme Borçları (Madde 35)
Limited
şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan
amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya
sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Ortağın
şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar
devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre
müteselsilen sorumlu tutulur.
Amme
alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı
şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci
fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Kanuni
Temsilcilerin Sorumluluğu (M.Mad. 35)
Tüzel
kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği
olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine
göre tahsil edilir.
Bu
madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında
da uygulanır.
Tüzel
kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanunî
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını
kaldırmaz.
Temsilciler,
teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri
tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
Amme
alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya
teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme
alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.
Kanuni
temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler,
bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Hususi Ödeme Şekilleri (M. 41)
Maliye Vekaleti ödemenin;
1. Çizgili çek kullanılmak suretiyle,
2. Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya
Merkez Bankası hesabına havale suretiyle,
3. Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan
bankalara bu daireler hesabına ödeme suretiyle,(Bankaya bizzat yatırma)
4. Postaneler vasıta kılınmak suretiyle,
5. Banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak
suretiyle,
yapılmasını düzenlemeye salahiyetlidir.
Bankalarca tahsil
edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak
ödenmesi gereken paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması süresi, tahsil
edildikleri tarihten itibaren azami 7, kredi kartı ile yapılan ödemelerde,
işlem tarihini takip edene günden itibaren azami 20, postaneler vasıta kılınmak
suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi dairelerine
intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren azami 10 gündür.
Ödemenin
Mahsup Edileceği Alacaklar (M.47)
Amme alacağına
karşılık rızaen yapılan ödemeler
sırasıyla;
* Ödeme süresi
başlamış henüz vadesi geçmemiş,
* İçinde
bulunulan takvim yılı sonunda zaman aşımına
uğrayacak, aynı tarihte zaman aşımına uğrayacak
alacaklarda her birine orantılı olarak,
* Vadesi önce gelen
* Teminatsız veya az
teminatlı olan alacağa mahsup edilir.
Ödemenin, alacak aslı ile fer'ilerinin
tamamını karşılamaması halinde mahsup alacağın asıl ve fer'ilerine orantılı
olarak yapılır.
Amme alacağına
karşılık cebren tahsil olunan paralar; önce parayı tahsil eden dairenin, artarsa
aynı amme idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı tahsil
dairelerinin takip konusu alacak aslı ve fer'ilerine orantılı olarak mahsup
edilir.
Tecil
(Madde 48)
Amme
borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu
tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı
amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek
üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.
(Tecil
faizi idareye tecil talebiyle başvuru tarihi ile taksitlerin ödeme tarihi
arasında uygulanır.)
Amme
borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının
toplamı ellibin Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat
şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde,
gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin Yeni Türk Lirasını aşan kısmın
yarısıdır.
Borcunun
tecilini talep eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular
söz konusu borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar
verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği
tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur.
Haciz
yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme
alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını
karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve
buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz malların değeri tecil
edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması halinde,
tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler
neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği
müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil
şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç
tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler
nispetinde kaldırılır.
Tecil
şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme
alacağı muaccel olur. Tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik
edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup
edilmez.
Ölüm halinde takibin geri bırakılması(Md.50)
Karısı yahut kocası, kan ve
sıhriyet itibariyle usul veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip
ölüm günü ile beraber üç gün için geri bırakılır.
Borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından
dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Üç günün
bitiminde terekenin borçları için takibata devam olunur.
Gecikme
Zammı, Nispet ve Hesabı(Md.51)
Amme
alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay
kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
(Vergi+Vergi
Ziyaı için uygulanır)
Gecikme
zammında tatbik müddeti (Madde 52)
Gecikme zammının tatbik müddeti;
* Amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı,
* İflas halinde iflasın açıldığı,
*Aciz halinde bu durumun sabit olduğu
güne
kadar olan müddettir.
Cebren
Tahsil ve Şekilleri (Madde 54)
Ödeme
müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur.
Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır.
1)
Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın
paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2)
Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının
haczedilerek paraya çevrilmesi,
3)
Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının
istenmesi.
Cebren tahsil ödeme emrinin tebliği ile başlar.
Ödeme
Emri (Madde 55)
Amme
alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal
bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "ödeme emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114'üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye
hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ
olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde
tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların
isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline"
alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya
çağrılırlar. Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde
herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle
tebliğ olunur ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle
ilan olunur. Cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt
varakasiyle tespit edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya
ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olur.
Borcunu
vadesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu
malları 7 gün içinde bildirmeleri istenir.
Ödeme
Emrine İtiraz (Madde 58)
Kendisine
ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği
veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde
alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu
nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz
incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.
Borcun
bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi
lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
İtiraz
komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.
İtirazında
tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu
miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.
İtiraz
komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
Borcun
tamamına bu madde gereğince vaki itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde,
borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mal
bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.
Haciz
(Madde 62)
Borçlunun,
mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya
üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve
haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
Borçlu
tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz
veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
Ancak
haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan, borçlu, borcun itfasına yetecek
menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerinde
haciz baki kalmak üzere gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.
Haciz
Varakası (Madde 64)
Haciz
muameleleri, tahsil dairelerince düzenlenen haciz varakalarına dayanılarak yapılır.
Borçlu
Elinde Haczedilen Mallara Karşı İstihkak İddiaları (Madde 66)
Borçlu,
elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut
üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia
edildiği takdirde, haczi yapan memur bunu haciz zaptına geçirir. Keyfiyet,
iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa, üçüncü şahıs tarafından
yapılmışsa borçluya bildirilir.
Tahsil
dairesi, haczin zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddayı
reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü şahıs,
tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde istihkak
iddiası dinlenmez.
İstihkak
iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından istihkak iddiasına
itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumu tahsil
dairesince üçüncü şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı takdirde
istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılır.
Üçüncü
Şahıs Elinde Haczedilen Mallara Karşı İstihkak İddiaları (Madde 67)
Haczedilen
mal borçlunun elinde olmayıp da, o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia
eden üçüncü bir şahıs elinde ise keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz
zaptına geçirilir. Malın borçluya ait olduğu iddiasında bulunan tahsil dairesi
keyfiyeti alacaklı amme idaresine bildirir. Alacaklı amme idaresi bildirme
tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmadığı takdirde istihkak iddiası kabul
edilmiş sayılır.
Borçlu
ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu
takdirde mal borçlunun elinde sayılır.
İstihkak
İddiaları İle İlgili Diğer Hükümler (Madde 68)
İstihkak
davalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi
selahiyetlidir.
İstihkak davası üzerine takibin tehirine karar verilir ve neticede dava reddolunursa, dava mevzuunu teşkil eden mahcuz malın değerinin % 10'u tutarında tazminat hükmolunur.
Haczedilemeyecek Mallar (M.70)
Aşağıda
gösterilen mallar haczedilemez:
1. Borçlunun
şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile borçlu ve ailesine gerekli
olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,
2.
Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,
3. Borçlu
veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt
veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem
ve yataklıkları,
4.
Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;
a)
Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,
b)
Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alat ve
edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,
c)
Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimleri
için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,
5. Memleketin ordu ve zabıta
hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin
dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına
verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,
6. Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde
bağlanan aylıklar,
7.
Askerlik malüllerine, şehit yetimlerine verilen harb malüllüğü zammı ile, 1485
sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,
8. Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline
münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek
satılabilir",
9. Harcırah Kanununa göre yapılan ödemeler,
Kısmen Haczedilebilen Gelirler
(M.71)
Aylıklar, ödenekler, her çeşit
ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik
aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen
haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte
birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden
fazlası haczolunamaz.
Aciz hali (Madde 75)
Yapılan takip sonunda,
borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu
karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde sayılır.
Bakıye borç miktarı bir aciz fişinde
gösterilerek aciz hali tesbit olunur.
Menkul
Malların Haczi (Madde 77)
Her
türlü menkul mallar cins ve nev'ileri, vasıfları, alametleri, sayı ve
miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında tespit edilmek suretiyle
haczolunur.
Resmi
sicile kayıtlı olan menkul malların haczi, sicillerine işlenmek üzere sicilin
tutulduğu daireye tebliğ edilmek suretiyle
de yapılır. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri,
alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine
elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligata elektronik ortamda cevap
verilebilir.
Haciz
Sırasında Bulunacaklar ve Haciz Zaptı (Madde 78)
Haciz
sırasında borçlu veya zilyed veya bunların; vekilleri, işçi, müstahdem veya aileleri
efradından birisi kendilerini temsilen bulunur. Bunlar haciz yerinde bulunmaz
veya o sırada bulundurulmaları sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır. Gıyapta
yapılan hacizlerde zabıta memuru veya muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden
biri veya borçlunun veya zilyedin komşularından iki kişi hazır bulundurulur.
Tanzim
edilen haciz zaptında, hacze esas olan haciz varakasının tarih ve numarası, haczin
yapıldığı yer, gün ve saat, haczedilen malların neler olduğu, tahmin edilen
değerleri, haciz sırasında bulunan kimseler, varsa üçüncü şahısların iddiaları
vesair lüzumlu hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca imzalanarak haciz işi
tamamlanır.
Gıyapta
yapılan hacizlerde zaptın bir örneği borçlu veya zilyede derhal tebliğ olunur.
Güneş
battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz yapılamaz. Tatil günlerinde
veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat haczi ile borçlunun mal
kaçırdığının anlaşıldığı haller bu hükümden müstesnadır.
Üçüncü
Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi (Madde 79)
Hamiline
yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret,
kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemeksuretiyle
haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya
zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere,
kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi
tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak
tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli
olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim
edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme
borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda
kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa
bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil
dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik
ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap
verilebilir.
Tahsil
dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve
alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki
tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca
belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel
müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne
de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü
bankanın genel müdürlüğüne aittir.
Haciz
bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı
veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da
kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere
verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine
tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak
bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal
elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
Herhangi
bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz
bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi
tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme
borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek
zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu
maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin
durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve
haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin
olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı
veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs
aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına
hükmedilir.
Bu
Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında
kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının
lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını
tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası
hükmü uygulanmaz. (7 gün içinde mal bildiriminde bulunma mecburiyeti)
Üçüncü
şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz
ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı
itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın
İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını
ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Menkul
malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların
genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.
Zor
Kullanma (Madde 80)
Haciz
tatbikinde istendiği takdirde, kilitli ve kapalı mahallerin açılması ve her
türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.
Gerekirse
bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir. Haczolunan
malların zorla alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü zora
başvurulabilir.
Borçlunun
üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları rızasiyle
teslim etmediği veya üzerinde sakladığı takdirde şahsına karşı da zor kullanılır.
Hacizde
Değerleme (Madde 81)
Haczedilen
mallara haczi yapan memur tarafından değer biçilir, borçlunun müracaatı
üzerine veya tahsil dairesince lüzum görüldüğü takdirde yeniden bilirkişiye
değer biçtirilir.
Haczedilen
Menkul Malların Korunması (Md.82)
Haczedilen
para, kıymetli maden, mücevher, ticari senet, hisse
senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını ve değiştirilmelerini
önliyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince muhafaza olunur.(Borçluya
bırakılmaz. Tahsil dairesince bizzat korunur.)
Sair menkul mallar uygun bir yerde muhafaza
altına alınır veya güvenilir bir şahsa veyahut güvenilir bir şahsın kefaleti
altında borçlunun veya zilyedin kendisinde bırakılır.
Menkul
Malları Koruyacak Olanların Mecburiyet ve Mesuliyetleri (Madde 83)
Borçlular,
zilyedler, güvenilir şahıslar 82'inci madde gereğince kendilerine bırakılan
malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak ilk talep üzerine derhal ve
kendilerine teslim edildiği zamandaki durumları ile geri vermek
mecburiyetindedirler.
Bu
mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka,
bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi
olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri
tutarınca borçlu sayılıp bu kanunun hükümleri gereğince takip olunurlar.
Menkul
Malların Satışı (Madde 84)
Menkul
mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar kurullarınca haciz
yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılır.
Bozulma,
çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkan olmıyan veyahut beklediği
takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan malların paraya
çevrilmesine derhal başlanabilir.
Satış
Şekli, Artırma ve İlan (Madde 85)
Menkul
mallar, tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile satılır.
Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma malın mahallinde de
yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan mal, artırma sonunda üç defa
yüksek sesle duyurulduktan sonra en çok artırana ihale edilir. Bozulma, çürüme
ve benzeri sebeplerle korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir
değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar en uygun yerde pazarlıkla,
borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada satılamayan
malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede yapılabilir.
Gerekli
hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların nev'i ve
evsafı önceden ilan olunur.
İlanın
şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve borçlunun
menfaatine en uygun gelen şekli göz önünde tutularak alacaklı amme idaresince
tespit olunur.
Satılan
mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi mal
bedelinin ihale gününü takip eden günden itibaren üç gün içinde ödenmesi için
mühlet verebilir.
Bir
kısım malların satışı ile amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan
malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır.
Müşterinin Malı Almaktan Vazgeçmesi (Mad.86)
Müşteri
malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermezse mal
ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok artırana ihale olunur. Mal birinci
defa kendisine ihale olunan kimseden,
iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ve % 5 faiz, veya ikinci
ihalede talip çıkmaması sebebiyle ihale yapılamadığı takdirde birinci ihale
bedeli ve diğer zararlar ve % 5 faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına hacet
kalmaksızın bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece
yapılan her nevi masraflar alınmak suretiyle mal kendisine terkolunur. Mal
bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu
sıfatı devam eder.
Satılamıyan
Menkul Mallar (Madde 87)
Haczedilen
menkul mallara verilen bedel biçilen değerin % 75'inden aşağı olursa veya
hiç alıcı çıkmazsa, ilk artırma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde uygun
görülen zamanlarda bu mallar tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci
artırmada verilen bedel ne olursa olsun satış yapılır.
Menkul
mallar yerinde veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya taşıma
giderlerinin çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse
yukarıdaki 15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla
satılır. Bu suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar borçluya
geri verilebilir.
(Menkul
Malların satışı, tahsil dairesinin satış deposunda satış ekibi
tarafından yapılmaktadır. Satış Ekibi; servis şefinin başkanlığında *Tahsildar
veya icra memuru, *Vergi Memuru, *Depo sorumlusundan oluşur.)
Gayrimenkul
Malların, Gemilerin Haczi
(Madde 88)
(Madde 88)
Her
türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi sicillerine işlenmek üzere haciz
keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin tutulduğu daireye tebliğ edilmesi
suretiyle yapılır.
(Haciz Bildirisi tebliğ edilerek yapılır.) Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi
vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu
tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir.
Gayrimenkul
haczi bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak borçlunun başkaca
bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi miktarda mahsulden
veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya bırakılır.
Alacaklı
tahsil dairesi haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi,
menfaat ve hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır.
Haczin
Rehinli Alacaklılara Bildirilmesi (Madde 89)
Gayrimenkul
haczinde, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılara tapu dairesince
hacizden haber verilir.
Satış
ve Satış Komisyonları (Madde 90)
Gayrimenkuller,
satış komisyonlarınca açık artırma
ile satılır. Satış komisyonu, il ve ilçelerde en büyük mal memurunun veya
tevkil edeceği zatın reisliği altında belediye meclisi tarafından kendi azası
arasından seçilmiş bir zat ile alacaklı amme idaresinin selahiyetli bir
memurundan ve gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya
tevkil edeceği zattan teşekkül eder.
Gayrimenkullere
Değer Biçme (Madde 91)
Satışa
çıkarılacak gayrimenkullere bilirkişinin mütalaası alınmak suretiyle satış komisyonu
tarafından rayiç değer biçilir.
Gayrimenkul
Satışında İlan (Madde 93)
Alacaklı
tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma tarihinden en az 15 gün önce
başlamak şartiyle ilan eder.
Gayrimenkul
Mallarda Artırma ve İhale (Madde 94)
Artırmaya
iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş rayiç değerin % 7,5'u nispetinde
10'uncu maddenin 1 ile 4'üncü bentlerinde yazılı teminat alınır.
Gayrimenkul
artırma sonunda, üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale olunur. Şu
kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75'ini bulmak
lazımdır. Şayet amme alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar bu gayrimenkul ile
temin edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle rüçhanı olan alacakların
tutarından fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da karşılaması
şarttır.
Haczedilen
gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme alacağını
karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım satılmaz.
Artırmanın
Uzatılması (Madde 95)
Artırmada
gayri menkul için biçilen değerin %75’i
elde edilmemiş ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle
artırma 7 gün daha uzatılır. 7'nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana
ihale edilir. Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki, rüçhanlı
alacaklı bulunduğu takdirde ihale bedelinin rüçhanlı alacakla birlikte
masrafları da aşması şarttır, aşmazsa satış yapılmaz.
İhalenin
Yapılamaması (Madde 96)
Artırmalarda
istekli çıkmadığı veya teklif edilen bedel 95'inci maddede yazılı olduğu üzere
rüçhanlı alacakla, masrafları aşmadığı takdirde amme idaresince teferruğ
edilinceye kadar gayrimenkul üzerindeki haciz devam eder.
Bu
müddette tahsil dairesine herhangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu
müracaat alacaklı amme idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük
bir ilan yapılarak gayrimenkul 95'inci madde hükümleri dairesince en çok
artırana ihale olunur. Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli çıkmadığı
takdirde tahsil dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa
çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan hakkında yukarıdaki hükümler ve ihale
için de 95'inci madde hükümleri tatbik olunur.
Gayrimenkul
Satış Bedelinin Tahsili (Md.97)
Gayrimenkul
kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse
ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul, satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle
artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız
ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir.
Birinci
defa kendisine ihale yapılan kimse iki ihale arasındaki farkdan ve diğer
zararlardan mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet
kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince
tahsil olunur. Faiz % 5'ten hesap olunur. Aradaki farkın amme alacağını aşan
miktarını bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı satılan amme
borçlusuna dairece bir vesika verilir.
Gayrimenkullerin
Teferruğu ve Geri Verilmesi (Madde 98)
İkinci
artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde gayrimenkul en az bir kere daha
satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan bulunmadığı takdirde gayrimenkul
alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve satış komisyonu karariyle amme
idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli, gayrimenkulün biçilen rayiç
değerinin % 50'sidir.
Teferruğ
muamelesinin ikmalini müteakip, takip ve teferruğ masrafları düşüldükten sonra
artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul teferruğ kararı
tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz.
Borçlu
satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde amme alacağını,
gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul kendisine geri
verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir.
Teferruğ
kararı verilmeden evvel biçilen rayiç bedelin % 75'i veya fazlasiyle hariçten
talip çıkarsa alacaklı amme idaresi teferruğdan vazgeçer.
İhalenin
Neticesi Fesih ve Tescil (Madde 99)
Satış
komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün
mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin
icra tetkik merciinden şikayet yoluyla istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği
tarihi şikayet için muayyen olan 7 günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik
merciinin vereceği karar 10 gün içinde temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz
İcra ve İflas Dairesi tetkik eder. İhale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk
Lirasını aştığı takdirde murafaa istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın
tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya idari kaza mercilerine müracaat
olunmaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak tebligat şikayet için muayyen
müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonra
yapılır.
İflas
Yoluyla Takip (Madde 100)
Amme
alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri dairesinde amme borçlusunun
iflası istenebilir.
İflas
dairesi, amme alacaklarının iflas masasına geçirilmesini temin için, hakkında
iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin tatbik
edileceğini bulunduğu yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye
mecburdurlar.
Tahsil
Zamanaşımı (Madde 102)
Amme
alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından
itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para
cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından
sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının
Kesilmesi (Madde 103)
Aşağıdaki
hallerde zamanaşımı kesilir:
- Ödeme,
- Haciz
tatbiki,
- Cebren
tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
- Ödeme
emri tebliği,
- Mal
bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
- Yukarıdaki
5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı
şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
- İhtilaflı
amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
- Amme
alacağının teminata bağlanması,
- Kaza
mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
- İki
amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından
borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
- Amme
alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması
ve/veya ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin
rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı
yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde
zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata
bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı
başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin
rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
Zamanaşımının
İşlememesi (Madde 104)
Borçlunun
yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi
veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan
yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı,
işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya
durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.
Tabii
Afetler Sebebiyle Terkin (Madde 105)
Yangın,
yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat
istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının
ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları İcra
Vekilleri Heyeti karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur.
Bu
madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde
ilgili amme idaresine yazı ile mürcaat edilmesi şarttır.
Bu
madde şümulüne giren zararın mevcut olup olmadığı, mahalli il veya ilçe
kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek
esaslar dâhilinde ilgili amme idarelerince tespit olunur.
Vergi
Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkur kanunun 105'inci
maddesi hükümleri tatbik olunur.
6183 sayılı kanun kapsamındaki terkin işlemleri:
1- Tabi Afetler nedeniyle
terkin
2- Zamanaşımı nedeniyle
terkin
3- Mahkeme kararı ile
terkin
4- Tahsil imkansızlığı
nedeniyle terkin
Tahsil İmkansızlığı Sebebiyle Terkin (Madde 106)
Yapılacak
takip sonunda tahsili imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan
fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında
10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk
Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları amme idarelerince terkin
yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin
terkin olunabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder