14 Temmuz 2015 Salı

Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi


Tam mükellefiyete tabi kurumlar, Türkiye’de elde ettikleri kazançlarla birlikte Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tümü üzerinden vergilendirilir. Kurumlar Vergisi Kanununa göre, bir kurumun tam mükellefiyete tabi olması için, kanuni ve iş merkezlerinden birinin Türkiye’de olması yeterlidir.
Kurumlarda Kanuni Merkez
Kurumlarda, kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların esas nizamname veya mukavelelerinde veya teşkilat kanunlarında gösterilen merkezdir.
İş Merkezinin Tayini
Kurumlarda kanuni merkez yabancı ülkelerde bulunsa bile, iş merkezi Türkiye’de bulunduğunda, gene tam mükellefiyet esasında vergileme yapmak gerekir. Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde iş merkezi, “iş bakımından muamelelerin fiilen toplandığı ve idare edildiği merkezdir.” şeklinde tanımlanmıştır.. Bunlar arasında, genel kurulun ve yönetim kurulunun toplantı yerleri, kurumun fiili yöneticilerinin ikametgahlarının bulunduğu yer, kurum idari servislerinin yoğun olarak bulunduğu yer, kurumun üçüncü şahıslarla ilişkilerinin yürütüldüğü yer başlıca unsurları teşkil eder. 
B- DAR MÜKELLEFİYET
1. Mahiyeti
Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinde, birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, dar mükellef kurum olarak, sadece Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.
Hem kanuni merkezi ve hem de iş merkezi Türkiye'de bulunmayan yabancı bir kurumun Türkiye'de kazanç sağlaması, ya şube veya büro şeklinde bir "işyeri" açması yada "daimi temsilci" bulundurması yolu ile mümkündür. Böyle durumlarda dar mükellef kurumun Türkiye'de elde ettiği kazançların vergilendirilmesiyle ilgili yükümlülükler, şubesi veya bürosu, bu şekilde bir işyeri açmamışsa daimi temsilcisi tarafından yerine getirilecektir.
2. Dar Mükellefiyette Mevzu 
Dar mükellef kurumların Türkiye'de elde ettiği kurum kazancının hangi gelir unsurlarından oluştuğu Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde belirtilmiştir. Dar mükellefiyette elde edilen kurum kazancı ile ilgili en önemli sınırlama "kazanç yada iradın Türkiye'de elde edilmesi" olgusudur.
2.1. Türkiye'de Elde Edilen Ticari Kazançlar:
Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerde elde edilen ticari kazançlar dar mükellefiyet konusuna giren kurum kazancı olarak vergiye tabi tutulmuştur.
Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.
Türkiye'de işyeri olan dar mükellef bir kurumun bu işyerinde çalıştırdığı kişiler kendisinin ücretli personeli durumundadır. Ticari kazancın elde edilmesi sırasında gerek organizasyonunu iç yönetimini ve gerekse işyerinin dışa karşı temsilini yürüten bu personel dar mükellef kurumun Türkiye' deki temsilcisi olarak vergileme ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirecektir.
2.2. Türkiye'de Elde Edilen Ücretler:
Esasen ücret geliri, niteliği itibariyle gerçek kişiler tarafından elde edilen bir gelir türüdür. Kurum kazancı, Gelir Vergisi Kanununda yer alan gelir unsurlarından oluştuğu için elde edilen gelirin niteliği de Gelir Vergisi Kanununa göre tayin edilecektir. Bu nedenle dar mükellef yabancı bir kurumun kendi personeli kanalı ile Türkiye'de ücret geliri elde etmesi durunda, bu gelirler kurum kazancı olarak vergiye tabi tutulacaktır.
2.3. Türkiye'de Elde Edilen Serbest Meslek Kazançları:
Ücretlerde olduğu gibi serbest meslek kazançların da esas itibariyle gerçek kişiler tarafından elde edilen bir gelir türüdür. Dar mükellef kurumlar bu tür kazanç elde etmeleri organları (personeli) vasıtasıyla mümkündür.
2.4. Türkiye'de Bulunan Zirai İşletmelerden Edilen Kazançları:
Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi gerekmektedir.
2.5. Gayrimenkullerin Hakların ve Menkul Malların Türkiye'de Kiralanmasından Elde Edilen İratları:
Gayrimenkulun Türkiye'de bulunması ve bu mahiyetteki mal ve hakların Türkiye'de kullanılması veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerekmektedir.
2.6. Türkiye'de Elde Edilen Menkul Sermaye İratları:
Dar mükellef yabancı kurumların Türkiye'de Menkul sermaye iradı elde etmelerinin tek koşulu "sermayenin Türkiye'de yatırılmış" olmasıdır. Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması demek, Türkiye'deki herhangi bir gerçek yada tüzel kişiye sermaye olarak konulması, borç olarak verilmesi ve benzeri şekillerde Türkiye'de kullanılmasıdır. Böylece yatırılmış bulunan sermaye karşılığında elde edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar, dar mükellef kurumun Türkiye'de elde ettiği menkul sermaye iradıdır.

2.7. Türkiye'de Elde Edilen Diğer Kazanç ve İratları:
Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye'de ifa edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerekmektedir.
3. Dar Mükellefiyette Vergileme
Öncelikle tam mükellefiyette vergilemeye kısaca değinecek olursak, Kurumlar vergisi, mükelleflerce beyan edilen matrahlar üzerinden tarh olunur. Tam mükellefiyette matrah kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Vergileme hesap dönemi itibariyle yapılır. Kurumlar vergisi beyannamesi ilgili olduğu hesap döneminin sonuçlarını ihtiva eder. Bu dönem içinde, kurumun Türkiye içinde elde ettiği bilumum kazanç unsurları ile ülke dışı faaliyetlerden sağladığı kazançları toplu olarak beyannamede yer alır.  

3.1.  Dar Mükellef Yabancı Kurumlarda Vergi Kesintisi
Bundan önceki bölümde dar mükellef yabancı kurumların elde ettiği kurum kazancı ve bu kazancı oluşturan gelir unsurları tek tek açıklanmıştır. Dar mükellef yabancı kurumlar tarafından bu gelir unsurları ayrı ayrı elde edilebileceği gibi birkaç tanesi bir arada da elde edilebilir. Diğer taraftan, bu gelir unsurlarının bir kısmı elde edilme aşamasında Kurumlar Vergisi kesintisine tabi tutulmuştur. (K.V.K. Md. 24)
-Kurumlar Vergisi Kesintisine Tabi Bulunan Kazanç ve iratlar
Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca, dar mükellefiyete tabi kurumların ticarî, ziraî ve diğer kazanç ve dışında kalan kazanç ve iratları ( yani ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları ve menkul sermaye iratları  ile telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddî hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller ) kurumlar vergisi tevkifatına tabidir. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendi uyarınca tevkifata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkifat yapılmaz. 
Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri, Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurumların, Hükümetin müsaadesiyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden kazanç elde etmeleri halinde bu kazançlar kendilerince tevkifata tabi tutulur.  Ancak tevkifat oranı %0 olarak belirlendiğinden uygulaması yoktur.
Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için yıllık kurumlar vergisi beyannamesi verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkûr kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
Yıllık kurumla vergisi beyannamesi verilmesi halinde ise, her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, mevduat faizleri ile yatırım fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.
Dar mükellef durumunda olan kurumlara yukarıda yazılı kazanç ve iratları sağlayanlar bu kazanç ve iratlardan kurumlar vergisi tevkifatı yapmaya mecburdurlar.
Bu madde gereğince vergi tevkifatı yapanlar bir ay içinde nakden veya hesaben ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri kurumlar vergisini müteakip yirminci günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
Bu kazançların yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yapılan tevkifat ödenecek kurumlar vergisinden mahsup edilecek, beyan etme zorunluluğunun bulunmadığı yada tercih edilmediği durumlarda ise yapılan tevkifat nihai vergileme olacaktır.
3.2. Dar Mükellef Kurumlarda Kazanç Beyanı
3.2.1. Beyan Edilme Zorunluluğu Bulunmayan Kazanç Ve İratlar:
Kurumlar Vergisi tevkifatına tabi tutulan kazanç ve iratların beyan edilme zorunluluğu yoktur. Ancak, dar mükellef kurumlar arzu ederlerse, vergisi kesinti yolu ile alınmış olan bu kazanç ve iratları beyan edebilirler. Diğer yandan, beyanı zorunlu kazançların, bu kazançlarla birlikte olması durumunda da, vergisi kesinti yolu ile alınmış olan kazançların verilecek beyannameye dahil edilmesi de isteğe bağlıdır.

3.2.2. Beyanı Zorunlu Olan Kazanç Ve İratlar:
3.2.2.1. Yıllık Beyanname ile Beyan Edilmesi Gereken Kazançlar:
Dar mükellef yabancı kurumların Türkiye'de elde ettiği "ticari kazançlar" ile "zirai kazançlar" yıllık beyanname ile beyan edilmesi gereken kazançlardır. Dar mükellef kurumlarım Türkiye'deki ticari ve zirai faaliyetleri ile ilgili kurum kazancı, esas itibariyle tam mükellef kurumlarda olduğu gibi tespit edilir. Ancak, Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesinin 5. bendi hükmüne göre;
-Dar mükellefiyete tabi kurumların, bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri
-Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan hisseler matrahtan indirilemez.
-Türkiye'deki kurumun teftiş ve murakabesi için yabancı memleketlerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderleri ise matrahtan indirilir.
Tam mükellef kurumlarda olduğu gibi, beyanname hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın onbeşinci günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine verilir. Vergi tek taksitte beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar ödenir.
Dar mükellef kurumların beyanname vereceği vergi dairesi, Türkiye' deki işyerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin vergi dairesidir. Türkiye'de işyeri veya daimi temsilci yoksa, dar mükellef kurumlara kazanç sağlayanların bağlı bulunduğu vergi dairesi, beyannamenin verileceği vergi dairesidir.
Tam mükellefiyette, işin bırakılması halinde yıllık beyanname yine zamanında verildiği halde, dar mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi durumunda, memleketi terke takaddüm eden onbeş gün içinde verilir.
3.2.2.2. Özel Beyanname ile Beyan Edilmesi Gereken Kazançlar:
Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun 80 inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde anılan kanunun 101 nci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. Ödeme beyanname verme süresi içinde yapılır.
3.2.3. Yabancı Ulaştırma Kurumlarının Elde Ettiği Kazançların Beyanı:
3.2.3.1. Türkiye'de Elde Edilen Hasılat (KVK Md.19)
Ticari ve arızi ticari kazançları dar mükellefiyet mevzuuna alınan yabancı ulaştırma kurumlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılan hasılatı aşağıda yazılı unsurlardan terekküp eder:
1. Türkiye hudutları içinde cereyan eden kara ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa olsun aldıkları paralar.
2. Türkiye'deki yükleme limanlarından yabancı memleketlerdeki varış limanlarına veya diğer bir kurumun gemisine aktarma yapılacak yabancı limana kadar cereyan eden deniz, hava ulaştırmalarında yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti (Bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil) olarak ne isimle olursa olsun aldıkları paralar.
3. Türkiye dışındaki ulaştırma işleri için diğer kurumlar hesabına Türkiye'de sattıkları yolcu ve bagaj biletleri ile Türkiye'de yaptıkları navlun mukaveleleri dolayısiyle kendilerine verilen komisyonlar ve ücretler.
3.2.3.2.Yabancı Ulaştırma Kurumlarında Kurum Kazancının (Kurumlar Vergisi Matrahının) Tesbiti
Dar mükellef yabancı ulaştırma kurumlarının Türkiye'de elde ettiği ticari ve arızi ticari kazançlarının vergilendirilmesi götürü usulde yapılmaktadır. Esas itibariyle bu açıklamalar Gelir Vergisi Kanununun 45 inci maddesi uyarınca gelir vergisi mükellefleri için de geçerlidir
Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19'uncu maddeye göre tesbit edilecek hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle hesaplanır.
Ortalama emsal nispetleri, Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara, deniz ve hava ulaştırma işleri için ayrı ayrı olmak üzere Maliye Bakanlığı'nca tayin olunur.
Buna göre elde edilen hasılata uygulanacak oranlar;
Kara Ulaştırmalarında.......... % 12
Deniz Ulaştırmalarında......... % 15
Hava Ulaştırmalarında.......... % 5’tir.

Bu oranların Türkiye'de elde edilen hasılata uygulanması sonucu bulunacak tutarlar, dar mükellef yabancı ulaştırma kurumlarının kurumlar vergisi matrahı olacaktır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Blogda Ara