AMME
ALACAKLARI TAHSİL USULÜ
KANUNU (6183)
Kanunun
şümulü( Madde 1)
Devlete, İl Özel idarelerine ve belediyelere ait;
vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme
masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme
zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız
fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından
mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu
kanun hükümleri tatbik olunur.
Madde
2 –
Muhtelif kanunlarda bu Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit
alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Kanundaki
Terimler (Madde 3)
Bu
kanundaki
Ø Amme alacağı terimi:
1'inci ve 2'nci maddeler şümulüne giren alacakları,
Ø Amme borçlusu veya borçlu terimi:
Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların
kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini vergi sorumlusunu,
kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini,
Ø Alacaklı amme idaresi terimi:
Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Ø Tahsil dairesi terimi:
Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini,
servisini, memur veya memurlarını,
Ø Yalnızca mal olarak geçen terim:
Menkul, gayrimenkul "gemiler dahil" mallarla, her çeşit hak ve alacakları,
Ø Para cezaları terimi:
Adli ve idari para cezalarını
Ø Tahsil edilemeyen amme
alacağı terimi: Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı
araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması,
haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin
amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını,
Ø Tahsil edilemeyeceği
anlaşılan amme alacağı terimi: Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine
göre biçilen değerlerin amme alacağını
karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme
borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin
anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin
herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan
amme alacaklarını,
Ø Takibat giderleri terimi:
Cebri icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan,
haciz, nakil ve muhafaza giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.
Ø Niyabeten Takip:
Malın bulunduğu yer tahsil dairesince esas alacaklı tahsil dairesi adına
takibat yapılmasıdır.
Borçlunun Ölümü (M.7)
Borçlunun ölümü halinde,
mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir.
Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir
mahkeme veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün
dışındadır.
Mirasın
tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş olsa
dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.
Defter tutma
muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.
*Ölümden önce
borç kesinleşmişse (ölümden önce borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş ve borcun
tahsilatı için takibata girişilmiş olabilir. Ölümden önce borçlu tarafından
açılan dava kaybedilmiş veya borçla ilgili dava açılmamış olabilir.) amme
alacağı öncelikle terekeden tahsil edilir. Terekeden tahsil edilemeyen amme
alacağı mirası reddetmeyen mirasçılardan hisseleri oranında tahsil edilir.
Amme
Alacaklarının Korunması
Teminat İsteme
(Madde 9)
213
sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası
kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas
eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu
takdirde vergi incelemesine yetkili
memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil
dairelerince teminat istenir.
Türkiye'de
ikametgahı bulunmıyan amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede
olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat istiyebilir.
Teminat
olarak kabul edilebilecek değerler (Madde 10)
Teminat
olarak şunlar kabul edilir:
- Para,
- Bankalar
ve özel finans kurumlar tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
- Hazine
Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu
senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç
edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas
alınır.),
- Hükümetçe
belli edilecek Milli esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat, teminatın
kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksanıyla
değerlendirilir."
- İlgililer
veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı
amme idarelerince haciz varakalarına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul
mallar,
Teminat
sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı artarsa,
teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
Borçlu
verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir.
Şahsi
Kefalet (Madde 11)
10'uncu
maddeye göre teminat sağlıyamıyanlar muteber bir şahsı müteselsil kefil ve
müşterek müteselsil borçlu gösterebilir.
Şahsi
kefalet tespit edilecek şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele ile
tesis olunur.
Şahsi kefaleti ve
gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi muhtardır.
Amme
alacağını ödeyen kefile buna dair bir belge verilir.
Teminat
Hükmünde Olan Eşya (Madde 12)
Bar,
otel, han, pansiyon gibi eğlence yerleri içinde bulunan malzeme ve eşya bu
yerlerin işletilmesinden doğan amme borçlarına karşı teminat hükmündedir.
İhtiyati
Haciz (Madde 13)
İhtiyati
haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle
mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun
karariyle, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik
olunur.
İhtiyati
Haciz nedenleri;
1.
teminat istenmesini mucip haller mevcut ise,
2.
Borçlunun belli ikametgahı yoksa,
3.
Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli
yollara sapması ihtimalleri varsa,
4.
Borçludan teminat göstermesi istendiği halde belli müddette teminat
veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul
edilmemişse,
5.
Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal
bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,
6.
Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil
dolayısiyle amme davası açılmış ise,
7.
İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar,
bu mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak
üzere, bu kanunun 27, 29, 30'uncu maddelerinin tatbikini icabettiren haller
varsa.
ð İhtiyati haciz
ð *Henüz tahakkuk etmemiş borçlarla ilgli
ð * Tahakkuk ettiği halde ödeme vadesi gelmemiş
ð * Tahakkuk etmiş ödeme vadesi gelmiş henüz ödeme emri tebliğ edilmemiş
borçlar hakkında uygulanabilir. Ödeme emrinin tebliğinden sonra ihtiyati haciz
uygulanamaz. Kesin hacze gidilir.
İhtiyati
Tahakkuk (Madde 17)
Aşağıdaki hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi
müdürünün (Vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya
müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı, mükellefin
henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye Bakanlığınca tespit ve
ilan edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi
hususunda yazılı emir verebilir.
Vergi
dairesi müdürü (Vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürü ve/veya müdür)
bu emri derhal tatbik eder:
- 13'üncü
maddenin 1, 2, 3 ve 5'inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden
birisi mevcut ise,
(a- teminat istenmesini mucip haller mevcut ise, (344 üncü maddesi
uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu
maddesinde sayılan hallere temas tespit edildi ise ve Türkiye'de ikametgahı
bulunmıyan amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede
olduğunu gösteriyorsa)
b- Borçlunun belli ikametgahı yoksa,
c- Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli
yollara sapması ihtimalleri varsa,
d- Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde
bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa, )
- Mükellef
hakkında 110'uncu madde gereğince takibata girişilmişse, (hacz
edilecek malları yok etmek gizlemek, kırmak gibi tutumlarla amme
alacağının tahsilini önleyenlere altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir)
- Teşebbüsün
muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde
edilmişse.
Amme Alacaklarında Rüçhan Hakkı (Md. 21)
Üçüncü
şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine
amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve
aralarında satış bedeli garameten taksim olunur.
Hükümsüz
Sayılmada Zamanaşımı (Madde 26)
27,
28, 29 ve 30'uncu maddelerde sözü geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkur
maddelere istinaden dava açılamaz.
İvazsız Tasarrufların Hükümsüzlüğü (Madde 27)
Amme
alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal
beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği
malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı
tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra
yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür.
Bağışlama
Sayılan Tasarruflar (Madde 28)
27. maddenin tatbiki bakımından aşağıdaki
tasarruflar bağışlama hükmündendir:
- Üçüncü
dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye
kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar,
- Kendi
verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
- Borçlunun
kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve
intifa hakkı tesis ettiği akitler.
Hükümsüz
Sayılan Diğer Tasarruflar (Madde 29)
Amme
alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal
beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği
malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı
tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra
yaptıkları tasarruflardan aşağıda belirtilenler hükümsüzdür.
- Borçlunun
teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak
üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,
- Borca
karşılık para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan
ödemeler,
- Vadesi
gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.
Amme
Alacağının Tahsiline İmkan Bırakmamak Maksadiyle Yapılan Tasarruflar (Madde 30)
Borçlunun
malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının
veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle borçlu tarafından yapılan
bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazımgelen
kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.
Limited
Şirketlerin Amme Borçları (Madde 35)
Limited
şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan
amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya
sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
Ortağın
şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar
devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre
müteselsilen sorumlu tutulur.
Amme
alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı
şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci
fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Kanuni
Temsilcilerin Sorumluluğu (M.Mad. 35)
Tüzel
kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği
olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine
göre tahsil edilir.
Bu
madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında
da uygulanır.
Tüzel
kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanunî temsilcilerin
tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler,
teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri
tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
Amme
alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya
teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme
alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.
Kanuni
temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler,
bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Tecil
(Madde 48)
Amme
borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu
tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı
amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek
üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.
(Tecil
faizi idareye tecil talebiyle başvuru tarihi ile taksitlerin ödeme tarihi
arasında uygulanır.)
Ölüm halinde
takibin geri bırakılması(Md.50)
Karısı yahut kocası, kan ve
sıhriyet itibariyle usul veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip
ölüm günü ile beraber üç gün için geri bırakılır.
Borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından
dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Üç günün
bitiminde terekenin borçları için takibata devam olunur.
Gecikme
Zammı, Nispet ve Hesabı(Md.51)
Amme
alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden
itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay
kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
(Vergi+Vergi
Ziyaı için uygulanır)
Gecikme
zammında tatbik müddeti (Madde 52)
Gecikme zammının tatbik müddeti;
* Amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı,
* İflas halinde iflasın açıldığı,
*Aciz halinde bu durumun sabit olduğu
güne
kadar olan müddettir.
Cebren
Tahsil ve Şekilleri (Madde 54)
Ödeme
müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur.
Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır.
1)
Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın
paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2)
Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının
haczedilerek paraya çevrilmesi,
3)
Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının
istenmesi.
Cebren tahsil ödeme emrinin tebliği ile başlar.
Ödeme
Emri (Madde 55)
Amme
alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal
bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "ödeme emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve
ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya
mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal
bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik
olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile
cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114'üncü maddedeki
vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik
edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Haciz
(Madde 62)
Borçlunun,
mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya
üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve
haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
Borçlu
tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz
veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
Ancak
haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan, borçlu, borcun itfasına yetecek
menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul üzerinde
haciz baki kalmak üzere gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.
Haciz
Varakası (Madde 64)
Haciz
muameleleri, tahsil dairelerince düzenlenen haciz varakalarına dayanılarak yapılır.
Haczedilemeyecek Mallar (M.70)
Aşağıda
gösterilen mallar haczedilemez:
1. Borçlunun
şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile borçlu ve ailesine gerekli
olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,
2.
Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,
3. Borçlu
veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt
veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem
ve yataklıkları,
4.
Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;
a)
Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,
b)
Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alat ve
edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,
c)
Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimleri
için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,
5. Memleketin ordu ve zabıta
hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin
dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına
verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,
6. Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan aylıklar,
7.
Askerlik malüllerine, şehit yetimlerine verilen harb malüllüğü zammı ile, 1485
sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,
8. Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden
haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere
haczedilerek satılabilir",
9. Harcırah Kanununa göre yapılan ödemeler,
Kısmen Haczedilebilen Gelirler
(M.71)
Aylıklar, ödenekler, her çeşit
ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik
aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen
haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte
birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden
fazlası haczolunamaz.
Aciz hali (Madde 75)
Yapılan takip sonunda,
borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu
karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde sayılır.
Bakıye borç miktarı bir aciz fişinde
gösterilerek aciz hali tesbit olunur.
Menkul
Malların Haczi (Madde 77)
Her
türlü menkul mallar cins ve nev'ileri, vasıfları, alametleri, sayı ve
miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında tespit edilmek suretiyle
haczolunur.
Resmi
sicile kayıtlı olan menkul malların haczi, sicillerine işlenmek üzere sicilin
tutulduğu daireye tebliğ edilmek suretiyle
de yapılır. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri,
alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta
yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligata elektronik ortamda
cevap verilebilir.
Üçüncü
Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi (Madde 79)
Hamiline
yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret,
kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle
haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya
zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere,
kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır.
Zor
Kullanma (Madde 80)
Haciz
tatbikinde istendiği takdirde, kilitli ve kapalı mahallerin açılması ve her
türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.
Gerekirse
bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir. Haczolunan
malların zorla alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü zora
başvurulabilir.
Borçlunun
üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları rızasiyle
teslim etmediği veya üzerinde sakladığı takdirde şahsına karşı da zor kullanılır.
Menkul
Malların Satışı (Madde 84)
Menkul
mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar kurullarınca haciz
yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılır.
Bozulma,
çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkan olmıyan veyahut beklediği
takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan malların paraya
çevrilmesine derhal başlanabilir.
Müşterinin Malı Almaktan Vazgeçmesi (Mad.86)
Müşteri
malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet içinde bedelin tamamını vermezse mal
ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok artırana ihale olunur. Mal birinci
defa kendisine ihale olunan kimseden,
iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ve % 5 faiz, veya ikinci
ihalede talip çıkmaması sebebiyle ihale yapılamadığı takdirde birinci ihale
bedeli ve diğer zararlar ve % 5 faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına hacet
kalmaksızın bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece
yapılan her nevi masraflar alınmak suretiyle mal kendisine terkolunur. Mal
bedeli ihale yapılan şahıstan tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu
sıfatı devam eder.
Satılamıyan
Menkul Mallar (Madde 87)
Haczedilen
menkul mallara verilen bedel biçilen değerin % 75'inden aşağı olursa
veya hiç alıcı çıkmazsa, ilk artırma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde
uygun görülen zamanlarda bu mallar tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci
artırmada verilen bedel ne olursa olsun satış yapılır.
Menkul
mallar yerinde veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya taşıma
giderlerinin çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse
yukarıdaki 15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla
satılır. Bu suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar borçluya
geri verilebilir.
(Menkul
Malların satışı, tahsil dairesinin satış deposunda satış ekibi
tarafından yapılmaktadır. Satış Ekibi; servis şefinin başkanlığında *Tahsildar
veya icra memuru, *Vergi Memuru, *Depo sorumlusundan oluşur.)
Gayrimenkul Malların,
Gemilerin Haczi (Madde 88)
Her
türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi sicillerine işlenmek üzere haciz
keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin tutulduğu daireye tebliğ edilmesi
suretiyle yapılır.
(Haciz Bildirisi tebliğ edilerek yapılır.) Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla,
posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik
ortamda cevap verilebilir.
Gayrimenkul
haczi bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak borçlunun başkaca
bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi miktarda mahsulden
veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya bırakılır.
Alacaklı
tahsil dairesi haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve işletilmesi,
menfaat ve hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır.
Gayrimenkul Mallarda
Artırma ve İhale (Madde 94)
Artırmaya
iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş rayiç değerin % 7,5'u nispetinde
10'uncu maddenin 1 ile 4'üncü bentlerinde yazılı teminat alınır.
Gayrimenkul
artırma sonunda, üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale olunur. Şu
kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75'ini bulmak
lazımdır. Şayet amme alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar bu gayrimenkul ile
temin edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle rüçhanı olan alacakların tutarından
fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da karşılaması şarttır.
Haczedilen
gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme alacağını
karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım satılmaz.
Artırmanın
Uzatılması (Madde 95)
Artırmada
gayri menkul için biçilen değerin %75’i
elde edilmemiş ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle
artırma 7 gün daha uzatılır. 7'nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana
ihale edilir. Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki, rüçhanlı
alacaklı bulunduğu takdirde ihale bedelinin rüçhanlı alacakla birlikte
masrafları da aşması şarttır, aşmazsa satış yapılmaz.
İhalenin
Yapılamaması (Madde 96)
Artırmalarda
istekli çıkmadığı veya teklif edilen bedel 95'inci maddede yazılı olduğu üzere
rüçhanlı alacakla, masrafları aşmadığı takdirde amme idaresince teferruğ
edilinceye kadar gayrimenkul üzerindeki haciz devam eder.
Bu
müddette tahsil dairesine herhangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu
müracaat alacaklı amme idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük
bir ilan yapılarak gayrimenkul 95'inci madde hükümleri dairesince en çok
artırana ihale olunur. Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli çıkmadığı
takdirde tahsil dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa
çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan hakkında yukarıdaki hükümler ve ihale
için de 95'inci madde hükümleri tatbik olunur.
Gayrimenkul
Satış Bedelinin Tahsili (Md.97)
Gayrimenkul
kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içinde parayı vermezse
ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul, satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle
artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız
ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir.
Birinci
defa kendisine ihale yapılan kimse iki ihale arasındaki farkdan ve diğer
zararlardan mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet
kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesi tahsil dairesince
tahsil olunur. Faiz % 5'ten hesap olunur. Aradaki farkın amme alacağını aşan
miktarını bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı satılan amme
borçlusuna dairece bir vesika verilir.
Gayrimenkullerin
Teferruğu ve Geri Verilmesi (Madde 98)
İkinci
artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde gayrimenkul en az bir kere daha
satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan bulunmadığı takdirde gayrimenkul
alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve satış komisyonu karariyle amme
idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli, gayrimenkulün biçilen rayiç
değerinin % 50'sidir.
Borçlu
satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde amme alacağını,
gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul kendisine geri
verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir.
İflas
Yoluyla Takip (Madde 100)
Amme
alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri dairesinde amme borçlusunun
iflası istenebilir.
İflas
dairesi, amme alacaklarının iflas masasına geçirilmesini temin için, hakkında
iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin tatbik
edileceğini bulunduğu yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye
mecburdurlar.
Tahsil
Zamanaşımı (Madde 102)
Amme
alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından
itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para
cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından
sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının
Kesilmesi (Madde 103)
Aşağıdaki
hallerde zamanaşımı kesilir:
- Ödeme,
- Haciz
tatbiki,
- Cebren
tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
- Ödeme
emri tebliği,
- Mal
bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
- Yukarıdaki
5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı
şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
- İhtilaflı
amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
- Amme
alacağının teminata bağlanması,
- Kaza
mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
- İki
amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından
borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
- Amme
alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması
ve/veya ödeme planına bağlanması.
Zamanaşımının
İşlememesi (Madde 104)
Borçlunun
yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi
veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan
yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı,
işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya
durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.
6183 sayılı kanun kapsamındaki terkin işlemleri:
1- Tabi Afetler nedeniyle
terkin
2- Zamanaşımı nedeniyle
terkin
3- Mahkeme kararı ile
terkin
4- Tahsil imkansızlığı
nedeniyle terkin
Tabii
Afetler Sebebiyle Terkin (Madde 105)
Yangın,
yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat
istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının
ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları İcra
Vekilleri Heyeti karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur.
Bu
madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde
ilgili amme idaresine yazı ile mürcaat edilmesi şarttır.
Tahsil İmkansızlığı Sebebiyle Terkin (Madde 106)
Yapılacak
takip sonunda tahsili imkânsız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan
fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme
alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında
20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları amme idarelerince
terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi
beklenilmeksizin terkin olunabilir.
VERASET VE İNTİKAL
VERGİSİ KANUNU
Verginin
Konusu (mevzuu): Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile
Türkiye'de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa
olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali Veraset ve İntikal
Vergisine tabidir.
Bu
vergi, Türk tabiiyetinde bulunan şahısların yabancı memleketlerde aynı
yollardan iktisap edecekleri mallara da şamildir.
Türkiye
Cumhuriyeti tabiiyetindeki bir şahsın Türkiye hudutları dışında bulunan malını
veraset tarikiyle veya sair suretle ivazsız bir tarzda iktisabeden ve
Türkiye'de ikametgahı olmayan ecnebi şahıs bu vergi ile mükellef tutulmaz.
Veraset
Tabiri: Miras vasiyet ve miras mukavelesi gibi ölüme bağlı tasarrufları ifade
eder.
İvazsız
intikal tabiri:
Hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları; (Maddi ve
manevi bir zarar mukabili verilen tazminatlar ivazsız sayılmaz.) İfade eder.
Verginin
Mükellefi : Veraset ve İntikal Vergisinin mükellefi, veraset tarikiyle
veya ivazsız bir tarzda mal iktisabeden şahıstır.
Tarh
Yeri : Veraset
ve İntikal Vergisi:
a)
Veraset tarikiyle vaki intikallerde ölen kimsenin, diğer suretle vukua gelen
intikallerde tasarrufu yapan şahsın ikametgahının, hükmi şahıslarda ve diğer
teşekküllerde merkezlerinin bulunduğu;
b)
Muris veya tasarrufu yapan şahsın bu ikametgahı yabancı bir memlekette ise
Türkiye'deki son ikametgahının bulunduğu;
c)
Muris veya tasarrufu yapan şahıs Türkiye'de hiç ikamet etmemiş veya son
ikametgahı tesbit olunamamış ise Maliye Vekaletinin tayin edeceği; yer vergi dairesi tarafından
tarholunur.
Beyanname
: Veraset tarikiyle veya sair
suretle ivazsız bir tarzda mal iktisab edenler, iktisap ettikleri malları,
futbol müsabakaları ve at yarışları üzerine müşterek bahis düzenleyenler ile
yarışma ve çekilişi düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler ikramiye kazananların
ikramiyelerinden kesilen vergileri, bir beyanname ile bildirmeye mecburdurlar.
Beyanname
Verilme Müddeti :
1.
Veraset tarikiyle vukubulan intikallerde:
a)
Ölüm Türkiye'de vukubulmuş ise mükelleflerin Türkiye'de bulunmaları halinde
ölüm tarihini takibeden dört ay içinde, mükelleflerin yabancı bir memlekette
bulunmaları halinde ölüm tarihini takibeden altı ay içinde;
b)
Ölüm yabancı bir memlekette vukubulmuş ise mükelleflerin Türkiye'de bulunmaları
halinde ölüm tarihini takibeden altı ay içinde, mükellefler müteveffanın
bulunduğu memlekette oldukları takdirde ölüm tarihini takibeden dört ay içinde,
mükellefler müteveffanın bulunduğu yerin dışında başka bir yabancı memlekette
oldukları takdirde de ölüm tarihini takibeden sekiz ay içinde;
c)
Gaiplik halinde, gaiplik kararının ölüm siciline kaydolunduğu tarihi takibeden
bir ay içinde;
2.
Diğer suretle vaki intikallerde malların hukuken iktisabedildiği tarihi
takibeden bir ay içinde.
3.)
Gerçek veya tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve çekilişler ile futbol
müsabakalarına ve at yarışlarına ait müşterek bahislerde, yarışma ve çekiliş
ile müsabakaların yapıldığı günü takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar
Verginin
Tarhı : Vergi, mükellef tarafından verilen beyanname üzerine
tarh olunur.
Ödeme
Zamanı : Veraset ve İntikal Vergisi
tahakkukundan itibaren (3) yılda ve her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak
üzere iki eşit taksitte (gerçek ve tüzel kişilerce düzenlenen yarışma ve
çekilişlerde kazananlara ödenecek ikramiyeler ile futbol müsabakalarına ve
at yarışlarına ait müşterek bahisler dolayısıyla dağıtılacak
ikramiyelerden kesilen vergiler beyanname verme süresi içinde) ödenir.
Mükellefiyetin
Başlangıcı :
Veraset ve İntikal Vergisi mükellefiyeti:
a)
Beyanname verildiği takdirde, beyannamede gösterilen mallar için beyanname
tarihinde;
b)
Verilen beyannamede gösterilmeyen mallar ile beyanname verilmeyen hallerde
intikal eden malların idarece tesbit olunduğu tarihte;
c)
Terekenin tahriri, defter tutma veya resmi tasfiye hallerinde mahkemece bu
muamelelerin ikmal edildiği tarihte; başlar.
EMLAK VERGİSİ KANUNU
Bina
vergisi:
Verginin
konusu (Mevzu)
:Türkiye
sınırları içinde bulunan binalar bu Kanun hükümlerine göre Bina Vergisine
tabidir.
Mükellef : Bina Vergisini, binanın
maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi
tasarruf edenler öder.
Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar,
hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden
müteselsilen sorumlu olurlar.
Nispet :Bina vergisinin oranı
meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar, 5216
sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar
içinde % 100 artırımlı uygulanır. Bakanlar Kurulu, vergi oranlarını yarısına
kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.
Emlak
Vergisi Muafiyeti: Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz
yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını
belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik
kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin dul
ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni
olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait
vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda
belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait
kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan
meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve
esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Beyan
Esası:
Kaldırılmıştır.
Arazi
Vergisi
Verginin konusu (Mevzu): Türkiye sınırları içinde
bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde
Belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden
hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu Kararı ile belli
edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu
kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.
Mükellef: Arazi Vergisini, arazinin
maliki, varsa intifa hakkı sahibi her ikisi de yoksa araziye malik gibi
tasarruf edenler öder.
Bir
araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında
mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu
olurlar.
Matrah: Arazi Vergisinin matrahı
arazinin bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeridir.
Nispet: Arazi vergisinin oranı binde
bir, arsalarda ise binde üçtür. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı
büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı
uygulanır. Bakanlar Kurulu, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç
katına kadar artırmaya yetkilidir.
Beyan Esası: Kaldırılmıştır.
Ödeme
Süresi :Emlak Vergisi birinci
taksiti, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak
üzere iki eşit taksitte ödenir.
Maliye
Bakanlığı ödeme aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebilir.
MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU
Verginin
Konusu ( Mevzuu )
a)
Karayolları Trafik Kanununa göre trafik şube veya bürolarına kayıt ve tescil
edilmiş bulunan motorlu kara taşıtları,
b)
Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne kayıt ve tescil edilmiş
olan uçak ve helikopterler,
c)
Liman veya belediye siciline kayıt ve tescil edilmiş olan motorlu deniz
taşıtları,
Motorlu
Taşıtlar Vergisine tabidir.
Bu
Kanunda kullanılan terimlerin taşıdığı anlamlar aşağıda gösterilmiştir:
1-
Motorlu taşıt: Karada,
havada insan, hayvan ve eşya taşımaya yarayan ve makine kuvvetiyle hareket
eden taşıtlardır.
2-
Otomobil: Yapısı itibarıyla,
sürücüsü dahil en çok sekiz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş
bulunan motorlu araçtır.
3-
Motosiklet: İki veya üç
tekerlekli sepetli veya sepetsiz motorlu araçlardır. Bunlardan karoserisi yük
taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu
taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti
(triportör) denir.
4-
Minibüs: Yapısı itibarıyla
sürücüsü dahil dokuz ile onbeş oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş
bulunan motorlu araçtır.
5-
Otobüs: Yapısı itibarıyla
sürücüsü dahil en az onaltı oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş
bulunan motorlu araçtır. Troleybüsler de bu sınıfa dahildir.
6-
Kaptıkaçtı: Şoföründen
başka, oturmaları şartıyla en çok yedi yolcu alabilen, insan taşımak için imal
edilmiş olan ve bu maksatla kullanılan, yerle temas halinde dört tekerleği
bulunan, şekil ve yapılışı itibarıyla otomobilden farklı olan motorlu
taşıtlardır (Carry-all, Travel-all, Jeep-station ve benzerleri bu sınıfa
dahildir.).
7-
Arazi taşıtı: Karayollarında
yolcu veya yük taşıyabilecek şekilde imal edilmiş olmakla beraber bütün
tekerlekleri motordan güç alan veya alabilen motorlu araçtır.
8-
Panel van: Azami toplam
ağırlığı 3500 kilogramı geçmeyen, kapalı kasalı (yandan camlı olanlar dahil),
sürücü kısmından başka tek veya daha fazla sıralı oturma yeri bulunan, insan ve
yük taşımak için imal edilmiş olan taşıtlardır.
9-
Motorlu karavan (kamp
taşıtı): Yük taşımasında kullanılmayan, iç tasarımı tatil yapmaya uygun
teçhizatlarla donatılmış, hizmet edebileceği kadar yolcu taşıyabilen motorlu
taşıttır.
10-
Kamyonet: İzin verilebilen
azami yüklü ağırlığı 3,5 tonu geçmeyen ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu
araçtır.
11-
Kamyon: İzin verilebilen azami
yüklü ağırlığı 3,5 tondan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu
araçtır.
12-
Çekici: Römork ve yarı
römorkları çekmek için imal edilmiş olan ve yük taşımayan motorlu araçtır.
15-
Motor silindir hacmi:
Taşıtların motorlarını imal eden fabrikalarca uluslararası normlara göre tespit
olunarak teknik belgelerinde gösterilen ve ilgili mevzuatları gereğince cm³
cinsinden ifade olunan motor hacmidir.
16-
Azami toplam ağırlık:
Taşıtların karayollarında güvenle ve yapıya zarar vermeden geçebilmeleri için
saptanan toplam ağırlıktır.
17-
Azami kalkış ağırlığı: Bir
uçak veya helikopterin; azami yakıt, yük, yolcu ve teçhizatı dahil kalkışı için
özel teknik emirlerinde izin verilen ve yazılı olan kilogram cinsinden
ağırlığıdır.
18-
Yaş: Motorlu taşıtlarda
model yılına göre geçen süredir. Bu süre takvim yılı itibarıyla tespit edilir.
19-
Kayıt ve tescil: Motorlu
taşıtların ilgili mevzuat gereğince trafik sicili ile Ulaştırma Bakanlığı Sivil
Havacılık Genel Müdürlüğünce tutulan sivil hava vasıtaları siciline yapılan
kayıt ve tescilini ifade eder.
Mükellef :Motorlu Taşıtlar Vergisinin
mükellefi; trafik, belediye veya liman sicili ile Ulaştırma Bakanlığınca
tutulan sivil hava vasıtaları sicilinde adlarına motorlu taşıt kayıt ve tescil
edilmiş olan gerçek ve tüzelkişilerdir.
Vergileme Ölçü ve Hadleri :
1.Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri
ile motosikletler taşıtların yaşları ve motor silindir hacmine (cm3)
göre (I) sayılı tarifeye
2. Minibüsler yaşları, otobüsler yaşları ve oturma yeri
sayısı, Panel van ve motorlu karavanlar yaşları ve motor silindir hacmine (cm3)
) kamyonet, kamyon, çekici ve benzerleri yaşları ve azami toplam ağırlığa göre
(II) sayılı tarifeye,
3.Özel amaçla kullanılan yat,
kotra ve her türlü motorlu tekneler yaşları ve beygir gücüne göre (BG) (III)
sayılı tarifeye,
4. Uçak ve helikopterler
(Türkkuşu, Türk Hava Kurumuna ait olanlar hariç) yaşları ve azami kalkış
ağırlığına göre (IV) sayılı tarifeye
Mükellefiyetin
Başlaması :
Motorlu
taşıtlar vergisi mükellefiyeti motorlu taşıtların trafik, liman veya belediye
sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları
siciline kayıt ve tescili ile başlar.
a) Takvim yılının ilk altı ayı
içinde yeni kayıt ve tescil edilen taşıtlarda kayıt ve tescilin yapıldığı
takvim yılı başından, son altı ayı içinde yeni kayıt ve tescil edilen
taşıtlarda ise, son altı aylık döneminin başından itibaren nazara alınır.
b) Kayıt ve tescilli olup da
devir ve temlik sebebiyle kayıt ve tescil yapılan taşıtlarda değişiklik, takvim
yılının ilk altı ayında yapılmış
ise takip eden son altı aylık dönemin başından; son altı ayında yapılmış ise
takip eden takvim yılı başından itibaren, nazara alınır.
Mükellefiyetin
Sona Ermesi
: Motorlu taşıtların trafik,
liman veya belediye sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil
hava vasıtaları siciline ait kayıtlarının silinmesi halinde, silinme takvim
yılının ilk altı ayı içinde yapılmış ise ikinci altı aylık dönemin başından,
ikinci altı aylık dönem içinde yapılmışsa takip eden takvim yılı başından
itibaren mükellefiyet sona erer.
Verginin
Tarh, Tebliğ ve Ödenmesi :Motorlu
taşıtlar vergisi, taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi
tarafından her yıl Ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş
sayılır. Şu kadar ki, yıl içinde bu Kanunun 10 uncu ve 11 inci maddeleri
gereğince, vergi miktarlarında bir değişiklik olması halinde, bu değişikliğe
göre ödenecek vergi; değişiklik, takvim yılının ilk altı ayında yapılmış ise
takip eden son altı aylık dönemin başında, son altı ayında yapılmış ise takip
eden takvim yılı başında tahakkuk ettirilmiş sayılır.
Tahakkuk
ettirilen vergi, ayrıca mükellefe tebliğ olunmaz ve vergi tahakkuk ettirilen
günde tebliğ edilmiş sayılır.
Motorlu
taşıtlar vergisi her yıl Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir.
Takvim yılının ilk altı ayında, taşıtın bünyesinde bir değişiklik olması veya
verginin artırılması veya azaltılması halinde ikinci taksit, yeni duruma göre
ödenir.
(I), (II), (III) ve (IV) sayılı tarifelerde
yazılı taşıtların, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescillerinin yapılması halinde
vergi, yıllık olarak tahakkuk eder. Tahakkuk eden verginin taksit süresi geçmiş
olan kısmı kayıt ve tescilin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde ödenir.
Şu kadar ki, ilk altı aylık dönem geçtikten sonra yapılacak kayıt ve tescil
işlemlerinde, sadece ikinci altı aylık döneme ilişkin vergi tahakkuk eder ve
ödenir.
Devir
ve temlik sebebiyle Ocak ve Temmuz ayları içinde yapılacak(kayıt ve
tescil veya satış nedeniyle malik
Gider
Kaydedilmeme Hali :Bu
Kanuna bağlı (I), (III), ve (IV) sayılı tarifelerde yer alan taşıtlardan
(Ticarî maksatla kullanılan uçak ve helikopterler ile taşıt kiralama faaliyeti
ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç) alınan
vergi ve cezalar ile gecikme zamları gelir ve kurumlar vergilerinin
matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmez.
DAMGA VERGİSİ KANUNU
Verginin Konusu( mevzu): Bu Kanuna
ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir.
Bu
kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret
konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için
ibraz edilebilecek olan belgeler ile
elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde
oluşturulan belgeleri ifade eder.
Yabancı
memleketlerle Türkiye`deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen
kağıtlar, Türkiye`de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro
işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı
takdirde vergiye tabi tutulur.
- Vergiye tabi kağıtlar
mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların
hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya
bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de Damga Vergisine tabidir.
Mükellef: Damga Vergisinin mükellefi
kağıtları imza edenlerdir.
Resmi
dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler
öder.
Yabancı
memleketlerle Türkiye`deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen
kağıtların vergisini, Türkiye`de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden,
üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle
hükümlerinden faydalananlar öderler. Ancak bunlardan ticari veya mütedavil
kağıt mahiyetinde bulunanların vergisini, bunları en evvel satan veya kabul
veya başka suretle kullanan kişiler öderler.
Kağıt
nüshalarının birden fazla olması: -
Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı
miktar veya nispette Damga Vergisine tabidir. Şu kadar ki, poliçe ve emre
yazılı ticari senetlerin yalnız tedavüle çıkarılan nüshaları vergiye tabi
tutulur.
Bir
kağıtta birden fazla akit ve işlem bulunması: Bir kağıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla
akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınır.
Bir
kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma
oldukları takdirde Damga Vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit
veya işlem üzerinden alınır.
Ancak
bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve
işlemi de ayrıca vergiye tabidir.
Birden
fazla imzalı kağıtlar: Kağıtlara
konulan imzanın birden fazla olması verginin tekerrürünü gerektirmez.
Ancak
maktu vergiye tabi olup müteaddit kişilerin imzasını taşıyan makbuz ve ibra
senetlerinin Damga Vergisi imza adedine göre alınır.
Nispi
vergiye tabi ve birden fazla kişinin imzasını taşıyan makbuz ve ibra
senetlerinde her imza sahibine ait olan hisse ayrıca belli edilmiş ise, vergi
hisselere göre ayrı ayrı ödenir.
Şu
kadar ki, bir resmi daire veya bir gerçek veya tüzel kişi adına kağıtlara
konulan birden fazla imza bir imza hükmündedir.
Vergileme
ölçüleri: Damga Vergisi nispi veya
maktu olarak alınır. Nispi
vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli
para, maktu vergide kağıtların mahiyetleri esastır.
Verginin
Ödenmesi
Ödeme şekilleri: Damga Vergisi
makbuz karşılığı, istihkaktan kesinti yapılması veya basılı damga konulması
şekillerinden biriyle ödenir. Bu
ödeme şekillerinin hangi işlemler için ne suretle uygulanacağını tesbite Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
Pul
yapıştırılması şekliyle ödeme: 1.1.2005 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.
Basılı
damga konulması şekliyle ödeme: Makbuz ve ibra senetleri, Faturalar,
Ulaştırma ile
ilgili kağıtlar,
Elektrik,
havagazı, telefon ve su abonman mukavelenameleri, Maliye Bakanlığının müsaadesi alınmak şartıyla
vergiye tabi diğer ı kağıtların Damga Vergisi
basılı damga konulması şekliyle de ödenebilir.
Basılı
damga konulacak kağıtların vergisi, yüzde beş noksanı ile peşin olarak ödenir.
Makbuz
verilmesi şekliyle ödeme: Bu
Kanunda gösterilen haller dışında Damga Vergisi makbuz karşılığında ödenir.
Makbuz
karşılığı ödemelerde Damga Vergisi;
a)
Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir
ay içinde düzenlenen kağıtların vergisi, ertesi ayın yirminci günü akşamına
kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmi altıncı günü
akşamına kadar ödenir.
b)
(a) bendi dışındaki hallerde, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün
içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve aynı süre içinde ödenir.
İstihkaktan
kesinti şekliyle ödeme: Genel
ve katma bütçeli dairelerle il özel idareleri ve belediyeler, bankalar,
iktisadi kamu teşekkülleri ile bunların iştirakleri ve müesseseleri ve benzeri
teşekkül, iştirak ve müesseselerin ödemelerinde kullanılan ve nispi vergiye
tabi bulunan makbuzlarla bu mahiyetteki kağıtlara ait vergilerin, bu ödemelerin yapılması, avans suretiyle ödemelerde
avansın itası, sırasında ilgili daire ve
müesseseler tarafından istihkaklardan kesinti yapılması şekliyle ödenmesine
Maliye Bakanlığınca izin verilebilir.
Genel
bütçeli daireler dışında kalan ve istihkaktan kesinti yapmak durumunda bulunan
daire ve müesseseler tarafından bir ay içinde kesilen Damga Vergisi, ertesi
ayın 20 nci günü akşamına kadar ödemenin yapıldığı yer vergi dairesine bir
beyanname ile bildirilir ve 26 ncı günü
akşamına kadar yatırılır.
GİDER VERGİLERİ KANUNU
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi
Mevzu,
Vergiyi Doğuran Olay
Banka ve sigorta
şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre
yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış
oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa
olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri
vergisine tabidir.
Bankerlerin
yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne
nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar da banka muameleleri
vergisine tabidir.
İkraz
işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden
herhangi birini devamlı olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker
sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker
sayılmasını gerektirmez.
Mükellef: Banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta
şirketleri öder.
Özel iletişim vergisi
Telgraf
ve Telefon Kanunu uyarınca Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz
sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle
telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan
işletmecilerin
a) Her nevi mobil
telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli kart satışları dahil)
tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri % 25,
b) Radyo ve televizyon
yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri
% 15,
c) (a) ve (b) bentleri
kapsamına girmeyen diğer telekomünikasyon hizmetleri % 15,
Oranında özel iletişim
vergisine tâbidir.
Mobil telefon
aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri hariç) yirmi Yeni Türk Lira
ayrıca özel iletişim vergisi alınır
Verginin
mükellefi:
birinci fıkrada sayılan telekomünikasyon hizmetlerini sunan işletmecilerdir.
Verginin
matrahı:
Katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eder.
Verginin
Beyanı: Bir
aya ait özel iletişim vergisi, izleyen ayın 15 inci günü akşamına kadar beyan
edilerek aynı süre içinde ödenir.
HARÇLAR KANUNU
1.Yargı Harçları
Mevzu: Yargı işlemlerinden bu
kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.
Mükellef: Genel olarak yargı harçlarını
davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişiler ödemekle
mükelleftir.
Harç
alma ölçüleri:
Yargı harçları
(1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas
üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.
Harcın ödenmesi: Yargı harçları makbuz karşılığında ödenir.
2.Noter Harçları
Mevzu: Noter işlemlerinden bu
kanuna bağlı (2) sayılı tarifede yazılı olanları noter harçlarına tabidir.
Mükellef: Noter harçlarını, harca mevzuu olan işlemin
yapılmasını isteyen kişiler ödemekle mükelleftirler.
Harç
alma ölçüleri:
Noter harçları (2) sayılı tarifede yazılı
işlemlerden değer veya ağırlık ölçüsüne göre nispi, işlemin nevi ve mahiyetine
göre maktu esas üzerinden alınır.
Ödeme
zamanı: Noter harçları, ilgili işlemin hitamından önce
peşin olarak alınır.
3.Vergi yargısı harçları
Mevzu: Vergi yargısı işlemlerinden
bu kanuna ekli (3) sayılı tarifede yazılı olanlar, vergi yargısı harçlarına
tabidir.
Mükellef: Vergi yargısı harçları, harca mevzu olan işlemlerden dolayı Vergi
Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve
Harç
alma ölçüleri:
Vergi yargısı
harçları (3) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas
üzerinden, işlemin nevi ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.
Harcın
ödenmesi: Vergi yargısı harçlarından
"Başvurma harcı" dava dilekçesi verilmesi sırasında makbuz
karşılığında peşin olarak ödenir.
Nispi ve maktu harçlar, ihbarname esasına göre,
ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde ilgili vergi
4.Tapu ve Kadastro Harçları
Mevzu:
Tapu ve
kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları,
tapu ve kadastro harçlarına tabidir.
Mükellef:
a)
Mülkiyet ve mülkiyetten gayrı ayni hakları iktisap edenler
b)
İpotek tesisinde ipoteği tesis edenler,
c)
Kadastro işlerinde adlarına tescil yapılanlar,
d)
Miras sebebiyle çıplak mülkiyetin mirasçı adına tescilinde, çıplak mülkiyet
sahibi olanlar,
e)
Rücularda rücu eden taraf,
f) Bunlar dışında kalan işlemlerde lehine işlem
yapılmış olanlar.
Harç
alma ölçüleri:
Tapu ve kadastro harçları, (4) sayılı tarifede
yazılı işlemlerden, işlemlerin nevi ve mahiyetine göre, değer esası üzerinden
nispi veya maktu olarak alınır.
BELEDİYE
GELİRLERİ KANUNU
Belediye
Vergileri
1.İlan ve Reklam Vergisi
Konu: Belediye sınırları ile
mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, İlan ve Reklam
Vergisine tabidir.
Mükellef
ve sorumlu:
– İlan ve Reklam Vergisinin
mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan
ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzelkişilerdir.
İlan
ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları
ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye
yaptırmaktan sorumludurlar.
Tarife
ve nispet: İlan ve Reklam Vergisi
aşağıdaki tarifeye göre alınır
Verginin
tarhı ve ödenmesi: Vergiye
tabi ilan ve reklamlarda, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde
ilan veya reklam işinin yapılmasından önce mükellef tarafından, ilan ve reklam
işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilan
ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın
20'nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, tarh ve tahakkuk
ettirilir ve beyanname verme süresi içinde ödenir.
2.Eğlence Vergisi
Konu: Belediye sınırları ile
mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri Eğlence
Vergisine tabidir.
Mükellef: Verginin mükellefi, eğlence yerlerini işleten
gerçek veya tüzelkişilerdir.
Verginin
ödenmesi:
1.
Vergi biletle girilen yerlerde bilet bedellerine eklenmek suretiyle hesaplanır
ve belediye tarafından özel damga konulması sırasında ödenir. Genel ve Katma
Bütçeli idarelerle İl Özel İdareleri ve Köyler tarafından yürütülen spor müsabakaları,
at yarışları ve benzeri faaliyetlerde bilet bedeli ile birlikte alınan vergi
takip eden 20 gün içinde ilgili belediyeye ödenir.
2.
Müşterek bahislerde her aya ait vergi o ayı takip eden ayın 20'nci günü
akşamına kadar ilgili belediyeye bir beyanname ile bildirilir ve aynı sürede
ödenir.
3.
Biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinde her aya ait vergi o ayı
takip eden ayın 20'nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılır.